19 Nisan 2008

TARAF OLMAK NEDİR ?

Siyasi bir eleştiri yapan yada bırakın siyaseti, Ülkemiz üzerine konuşan insanlara neden bir etiket yapıştırmaya çalışırız ?
Ne taraftasın ?
Sağcımısın ?solcumusun ? islamcımısın ? demokratmısın ?
Yahu sanane ? Yada ben bir taraf olmak zorundamıyım ? Taraftan kastın nedir ? Amerika ve diğerleri al sana bir taraflık ,avrupa ülkeleri ve diğerleri al sana bir taraf daha.
Geçen haftalarda bir hocamla konuşuyoruz ;sen necisin ?
Nasıl yani hocam
Devrimcimisin,sağcımısın necisin ?
Ben taraf değilim hocam
Olur mu öyle ? dedikten sonra bir takım sorular gelmeye başladı hocamdan ! şu konuda ne düşünüyorsun bu konuda ne düşünüyorsun.Verdiğim cevaplarla beni bir tarafa koyamayınca ( çünkü yanlış yanlıştır o tarafa göre bu tarafa göresi yoktur) sen ozaman liberal islamcısın dedi.
Yok hocam beni bir tarafa koymaya çalışmayın ! Bakın yıllarca bizi bir taraflara koyup birbirimize düşürdüler arada başkaları başka işler becerdi!
Doğru diyor yine devam ediyoruz sohbete Hocam diyorum Nihat genci biliyormusunuz ?
Yok diyor kim o ?
Yazar hocam.
Hmm yok ben kitapları takip etmiyorum eskiden okurdum
Zaten eski bir yazar sayılır hocam şimdi televizyonda programada çıkıyor
Yok bilmiyorum televizyonda izlemem ben
Hmm bir bakın hocam bence güzel bir insan güzel şeyler anlatıyor
geçiştiriyor hocamız muhabbeti yoldayız çarşıya doğru ilerliyoruz.Ben yine Nihat gence getiriyorum lafı internet sitesi de var hocam bir bakın diyorum.
İyi ver bari adresi bir bakayım diyor.
Aradan bir kaç gün geçti kantindeyim çay almaya gidiyorum hoca da orada
Oo nasılsın
Sağolun hocam siz nasılsınız
Bende iyiyim hayırdır buralardasın
Sizin sınavınız varya hocam ona geldim
Hmm dimi sınav var ama erken daha
Arkadaşlarla sohbet ederiz dedim erken geldim çay içermisiniz
Yok sağol
diyor ben görüşürüz anlamında başımla selam verip çayları alıp ilerliyorum masaya doğru hocada arkamdan gelip masamıza oturuyor
Senin adamına baktım Nihat gence
Öylemi nasıl buldunuz
Çok fazla bakamadım açıkçası bir yazısı vardı onu okudum ama adamın görüşünü tam çözemedim ne tarafta yani ?
Haydaa yine geldik taraf olayına diyorum içimden o sıra Nihat genç bir yazı vermiş siteye kesin onu okumuştur diyorum ana sayfada duruyor çünkü.
Soruyorum onu okumuş
Bende Nihat gencin kendi ağzından kendisinin taraf olmamasıyla ilgili sözlerini söylüyorum hocaya
hmm diyor geçiyor
sonra başka konu açılıyor onun üzerine tartışıyoruz ama bu taraf olayını yapan sadece hocamız değil tabiki genel olarak hepimiz bir yazarı bir insanı bir aydını yada bir arkadaşımızı neden taraf görmeye çalışırız üstüne bir takım liberal demokrat islamcı şu cu bu cu etiketleri yapıştırmaya çalışırız ?
Eğer insanların bir taraf olmaları gerekiyorsa şunu soralım zulümcümüsün değilmisin çünkü şu zamanda o cu bu cu olacak durumda değiliz diğerlerine zulüm eden israil amerika gibi devletler ve bizler varız işte taraflık budur.

( Bir hocamla oturup çay içmeyi ve siyaset konuşabilmeyi ayrıcalık olarak görüyorum bu çok keyif verici bir şey kendisine teşekkür ediyorum samimiyeti için )

VATANIMIN KAHPELERİ

Hep siz vardınız benim ülkemde Tam bağımsız bir ülke için bağıran mücadele veren gençleri kurşunlayan sizlerdiniz.Bir takım kahpeliklerle masum insanlarımızı hücrelere tıkan sizlerdiniz.3 fidanı vicdanınız sızlamadan dar ağacına yollayan yüzlercesini öldüren.Faşistliğinizi kanıtladınız dal gibi bedenlerinde.Köpekler gibi saldırdınız.Kendi vatanınızın kızlarına adalet adına tecavüz ettiniz hayvanlığınızı kanıtladınız.Siz hep vardınız ve hep kahpeydiniz.Kahpelikleriniz hep genç bedenlere kazındı ve fikirlerimize.Şimdi de varsınız şimdi kahpeliğinizi dağlarıma kazıyorsunuz madenlerle şimdi kahpeliğinizi ormanlarıma kazıyorsunuz köşkleriniz villalarınız ile şimdi kahpeliğinizi vatanıma kazıyorsunuz yüzlerce satılmışlıkla gizli anlaşmalarla gelecek genç nesillerin hayatlarına kazıyorsunuz kahpeliğinizi ben geçmiş kahpeliklerinizi yaşamadım fikrime kazıyabildiniz onları ozaman genç bedenlere kazıdığınız kahpeliği ben görmedim yaşamadım ama anladım anlıyorum ağlayarak düşlüyorum o genç bedenleri onlarda ağlayarak izliyordur beni birşey yapamamanın acısını anlıyorlardır bu vatana kazıdğınız kahpeliğe onlarda sessiz çığlıklar atıyorlardır.

18 Nisan 2008

AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ ORASI NERESİ ???

Akdeniz üniversitesinde ki olayları hepimiz biliyoruz artık daha önceki yazımda üniversitede ki olayın sağ sol olayı değil pkk olayı olduğunun kesinleştiğini söylemiştim.Pravakator de yakalandı bunuda biliyoruz.
Şimdi sorun şu Üniversitede ki olay bir pkk olayıdır bunu ben bile biliyorsam okul rektörünün ve basının yüzde yüz bilgisi vardır.Ancak basında hala bu haberi duymadım üstelik okul rektörü çıkıp olayla ilgili basın açıklaması yaptı ama pkk olayından bahsetmediler ! Bu da yetmezmiş gibi üniversite rektörü böylesi sıcak bir anda elinde ki gaz tenekesiyle yangını kızıştırırcasına tutup basın açıklamasında Türban konusundan bahsetti ! Yahu hiç bir zaman kalmadı da şimdi mi türbandan bahsediyorsunuz sayın rektör üniversitenizin camlarında pkk bayrakları asılıyken kızların yurtları odaları basılırken sustunuzda şimdi kamera bulmuşken konuşayım dediniz o anda da ne konuşacağınızı mı şaşırdınız ? Üstelik kendilerine bir e mail attım okulunuzda ki olayın pkk olayı olduğu söyleniyor dedim bizi bilgilendirirseniz insanlara yanlış bilgi vermeyiz dedim.Bilgi mesajı gelmedi. !!!!!!!!AKLIMA KÖTÜ ŞEYLER GELİYOR!!!!!!!!

17 Nisan 2008

VATANA İHANETİN BEDELİ 1500 YTL

Diyarbakır belediye başkanı osman aydemir bir konuşmasında suçu ve suçluyu övdüğü gerekçesi ile 1 ay 20 gün hapis cezasına bu cezada para cezasına çevrilerek 1.500 ytl para cezasına çarptırılmış.Yahu böyle bir şey varmı şuraya bakın vatana ihanetin bedeli 1.500 ytl.Aynı insan ! Pkk lı teröristlere militan diyor ve açıklamasını şöyle yapıyor.Şehrimde bir asker öldüğünde de bir militan öldüğünde de aynı üzüntüyü yaşıyorum. Yuh artık ya bu vatana bu kadar ihanet bu kadar edebsizlik yeter ya ne zaman bu adamları tutuklayacaksınız askerimiz hala şehit düşüyor bu çocuklara yazık değil mi ?
Ben askere gitsem ardımdakilere 'Şehit olursam bu devlete hakkım helal değil' derim ve eminim askerimiz buruk şehitlerimiz buruk benim askerim canını veriyor adam 1500 ytl ile yırtıyor bu ne rezilliktir.

KENDİLERİ ÇOCUK,ÜLKEDE ÇOCUK OYUNCAĞI OLDU (BAYKAL,ERDOĞAN)

Başbakanın üç çocuk yapın demesine karşılık ben de kendi çapımda bir şeyler kaleme almıştım.
Siz o çocukları yetiştirmemiz için iş imkanı sağlayın biz yaparız demiştim özetle aynı konu dün mecliste de tartışıldı.Chp vekillerinden canan arıtman 'kadınlara üç çocuk yapın demek kadın düşmanlığıdır,vatana ihanettir' dedi.
Yok artık ! Yani tamam tayyip erdoğanı biz de eleştiriyoruz ama vatana ihanetide bu kadar basit bir mesele için kullanmamak lazım.Basitten kastım anlaşılmışdır herhalde.Bu Tayyip erdoğana ağır bir hitam olduğu gibi vatan hainliği suçunu işleyenleri de böyle olur olmaz şeylerde vatan hainliği lafını dile getirerek sanki basit bir iş yapıyorlarmış durumuna getiriyorsunuz.
Önünüze gelene sen şunu dedin sen bunu teklif ettin sen vatan hainisin denmez bunu bir vekilin bilmesi gerekir herhalde.Ama gerek Tayyip erdoğan ve ekibi gerek Deniz baykal ve ekibi birbirlerine nasıl pislik atacaklarını şaşırdıkları için ağızlarından çıkanı düşünmeden söylüyorlar herhalde.Aklıma başbakanın ;baykal zamanında rüşvet verdim demesi geldi,ne saçma bir örnek hem rüşvet veriyorsunuz hemde bunu tutup alakasız birine mal ediyorsunuz.Yani alakasız değilde en azından bire bir muhattabı da değil.Şimdi rüşvet dönmüyor mu ? Hemde hayli alası dönüyor.Birde Atatürk resimlerinin paralardan kaldırılması var :D onuda baykala yükledi başbakan :D çocuk gibiler yahu bu ülkeyide kendilerine çocuk oyuncağı ettiler üstelik !!!

16 Nisan 2008

Hamsili salatalık

Hiç yediğiniz salatalıktan iğrenç bir tat geldiği ve tükürdüğünüz oldu mu ? Mutlaka olmuştur ‘bu ne yahu sanki balık kokuyor ‘ demişsinizdir.Evet doğru tahmin.Banada defalarca oldu yediğiniz sebzeden özellikle salatalıktan iğrenç bir balık tadı geliyor çünkü Karadenizde tutulan hamsinin büyük kısmı gübre fabrikalarına gönderiliyor ve burada gübre oluyor.Yani insanımız ihtiyacından fazla balığı bir seferde avlıyor sonra satamadığını yolluyor gübre olmaya hem balığa yazık ediyor hemde bizim salatalığın içine ediyor.Önceleri balıkçıların elinde yeterli teknoloji ve imkan olmadığı için çok fazla balık avlayamıyorlardı buda balık mevsimini uzatıyordu yani hamsiyi üç ay boyunca avlıyorlardı mesela ,bizde üç ay boyunca hamsi yiyebiliyorduk.Ama şimdi bütün balığı bir ayda denizden çekiyorlar hepsini ellerinden çıkaramayıp yolluyorlar gübre fabrikasına bizde hamsi yerine hamsili salatalık gibi iğrenç bir şey yiyoruz iki ay sonra…

15 Nisan 2008

Fransa Afrika babanın toprağı mı ?

Bildiğiniz gibi korsanlar fransızların lüks bir yatını kaçırmışlar ve fransız şirketten fidye istemişlerdi.Buna karşılık Fransa özel birliğini somaliye yolladı rehineleri kurtardı korsanları vurdu.
Olay kısaca böyle ama benim anlayamadığım nokta şu somali nereye bağlı ? Afrikaya olaya kim müdahale ediyor ? Fransa üstelik korsanları kuşunluyor öldürüyor.Önceki yazımda da bahsetmiştim korsanlar hep vardı diğer av sahaları ise sokotra diye bir ada burasıda Afrikaya bağlı adamlar burada gemileri soyuyorlar bazen ama Afrika bir şey yapamıyor devletlerde müdahale etmiyor.Ama yine iş zengin kalantorların başına gelince film değişiyor diğer gemi sahipleride zenginler ama demek bu iş başka imiş.Tamam müdahale etsinlerde korsanları vurmak Fransaya mı kaldı ?
Şimdi Türkiye üzerine düşünelim.Bizim karasularımız da üç beş serseri bir yata saldırı düzenlesin kim müdahale edecek ?Düşünsenize üzerimizde Fransız helikopterleri bizim serserileri tarıyorlar ! Yahu biz belki adamlara müebbet hapis verecektik bilader adam benim vatandaşım yargılanmasınıda ben yaparım değil mi sana ne oluyor ?
Bu adamlar babalarının tarlası gibi dünya devletleri,toprakları ve denizlerinde istediklerini yapıyorlar bu da benim kanıma dokunuyor.

Fal ve İslam

Bu yazıyı www.Furkankartal.com.tr nin sahibi Furkan arkadaşımızın isteği üzerine kaleme aldım kendisi dün fal konusunda bir şeyler karalamamı rica etti.yorum olarak yazdım ancak yeterli gelmemiş J blogun daimi okuyucusu olduğunu bildiğim için bu seferlik isteğini geri çeviremedim .Bu seferlik diyorum çünkü blog Güzin abla yazılarına dönmesin :D
Genel bir söylemle ifade edecek olursak fal ve falcılık çok eski tarihlere dayanır günümüze kadar gelen falcılık islamiyetin gelmesi ile yasaklanmış ve gerçek geçerliliğini yitirmiştir.
Falın ve falcılığın İslam ile yasaklanması olayını incelersek falın mantığını kolay kavraya biliriz diye düşünüyorum ve mantığını kavradığımızda faldan uzak duracağımızı da ekleyeyim.Çünkü falcılık tek başına yapılan bir iş değildir.Fal bakan kişiye asıl bilgiyi cinler getirirler.Ancak islamın gelmesinden sonra cinler bu bilgileri alamaz oldular ne zaman meleklerin arasına onları dinlemek için gitmeye çalışsalar kendilerini ateş topları karşılamaya başladı.Cahiliye devrinde ise cinler bu şekilde gökyüzünde meleklerin arasına giderek bazı bilgileri çalar ve insanlara söylerlerdi.Söyledikleri insanlar da kahin diye adlandırılırlardı ancak cinler bunu karşılık bekleyerek yaparlar yahut bilgi verdikleri kişilere bir doğru bilgi veriyorsalar on tane kendi uydurmalarını söyleyerek insanlarla dalga geçerlerdi.İnsanlarla pazarlıkları ise çeşitlidir kimi kadınların bu bilgiler için bedenlerini verdikleri bilgileri dahi vardır kaynaklarda.
Yani fal olayı gerek kahve falı olsun gerek başka fallar olsun tamamen cinlerin işidir.Eğer denemeye cesaretiniz var ise buyurun deneyin sürekli birilerine fal bakın göreceksiniz bir süre sonra bazı söyledikleriniz gerçek olacaktır tabi geçmişe yönelik.Geçmişe yönelik bilgi nasıl veriliyor derseniz cinler için zaman kavramı değişiktir binlerce yıl yaşayan cinler olduğu bilinir ayrıca bunların bedeninizde ki her hücreye nufus etme gibi bir özelliği de vardır yani sizden aldığı bilgiyi size satar !
Sen bunları nereden biliyorsun derseniz İslami kaynaklar.Tasavvuf kitapları bir iki isim vermek gerekirse cinlerin esrarı ,bir cinin itirafları.Bunları neden okuduğuma gelirsek okuduğum bir çok İslami kitap arasında sadece iki tanesidir.İnsanı yaratılışını dünyayı ve diğer yaratılanları anlamak ve bilmek gerekir.Ama tutup cinci olmamak lazım :D yada kendini cinci hocalara kaptırmamak lazım.
Fala dönecek olursak gaybtan haber vermek yasaklanmıştır ve fal haram kılınmıştır.Baktıracağınız fal size bir şey sağlamaz bir şey getirmez çünkü gelecek sizin elinizdedir falın değil.İmamı azama göre kaderinizde üç şey belirlidir doğumunuz ölümünüz ve evliliğiniz.Gerisi size kalmıştır.
Bu pencereden bakıldığında boşuna günaha girmenin ve parayı falcılara kaptırmanın alemi yok :D
Ama fallar bazen çıkıyor bu nasıl oluyor derseniz bazı cinler ölümleri pahasına bilgi hırsızlığı yapmaya çalışmaktadırlar.Bunun dışında diğer bir şeyde bahsettiğim sizin düşüncelerinizi size satma olayıdır yani yapmayı düşündüğünüz bir şeyi karşınızdakinden duyarsanız okadar şaşırmayın.
Bu konu çok derindir ve ayrıntılıdır okadar ayrıntılı yazacak ne bilgi kaldı aklımda nede kaynaklar şu anda elimin altında açıkçası tabi birazda uykum geldi :D
Ama umarım istenilen bilgiyi vermişimdir.Dediğim gibi bu alanımın dışında olan yazıyı sadece Furkan arkadaşımın isteği üzerine yazdım tekrarı olmayacaktır.Tabi kafanıza takılan yerleri dilim döndüğünce yorumlarda yanıtlamak zorunda kalacağım bu yazıyı yazmakla oda ayrı.

14 Nisan 2008

Pkk üzerine Bir gemi kaptanının anlattıkları

Bu yazımda Bir gemi kaptanından dinlediklerimi yazmak istiyorum kendisi uzun yıllar gemilerde telsizcilik yapmış daha sonra kaptanlığa geçmiş hem kaptanlık hemde telsizcilik görevi yapıyor.Dünyanın bir çok ülkesini gezmiş bir insan.Kendisiyle sohbetimiz siyasete oradan Türkiyede ki terör sorununa geliyor.
Bak kardeşim terörün finansını kesemezler bu insanlar yurtdışında çok iyi teşkilatlanmışlar bir seferimiz Almanyaya idi gemiden ayrıldık şehrin sokaklarında dolaşıyorduk bir yer gördük Telsizciler derneği imiş.Biz de telsizciyiz ya hemen daldık içeriye meğerse bunlar Tır şoförleriymiş kendileri telsizle haberleşiyorlarmış böyle bir dernek kurmuşlar adamlarla konuşuyoruz ama hepsinde bir karış surat var ben dayanamadım yahu arkadaşlar geldik selam verdik hepinizde bir karış surat yanlış bir şey mi yaptık ? dedim.Meğerse bizden önce bir gurup pkk lı gelmiş haraç almışlar yahu bu kadar adamsınız bir şey diyemediniz mi bir şey yapamadınız mı dedim nereye yapıyorsun kardeş canından olursun dediler.Meğerse adamlar her ay gelip bunlardan haraç alıyorlarmış.
Bir seferinde Fransaya gittik yine sokaklarda geziyoruz bir dükkan gördük dönerci tabelada Turkish kebap yazıyor hemen girdik içeriye selam verdik Türksün herhalde kardeş dedik adam başladı sövmeye ne Türkü lan Türkünün ....kürdüm lan ben.Bende ozaman neden Turk kebabı yazdın dedim adam döner bıçağını aldı üzerimize saldırdı araya girenler falan derken zar zor kaçabildik.

(İkinci olayda yer benim aklımda Fransa diye kaldı ama başka bir ülkede olabilir,Burada Kürt vatandaşlara bir atıf yoktur konu pkk ve yandaşlarıdır)

BİLGİ VE İMAN

BİLGİ ÖĞRENİLİR DUYGU YAŞANIR
On veya on bir kadar yaşlı erkek bir araya toplanmış çay içiyorlardı içlerinde bir tanesi hacdan yeni gelmişti. Köşede oturan Rasim ile Cemal aralarında konuşuyorlardı
Yahu biliyormusun Ahmet abi varya. Herif hac’a gitti ama bir elhamı bile doğru dürüst okuyamıyormuş.
*Yapma yahu
*Evet bana da Rüstem söyledi
Bu erkek grubu sık sık bir araya gelir beraber sohbet ederler günlerini beraber geçirirdiler. Yine toplandıkları bir gün yemek yiyorlardı geçen gün aralarında konuşanlardan Rasim
*Yahu bir sofra duası yapalım da hacı Ahmet de fatiha okusun dedi adam sofra duasını yaptı iş Ahmet e kaldı haydi hacım dedi.
Hacı Ahmet başladı; kulhüvallahü ahed
*Aman hacım Fatiha dedik elhamdülillahi diye başlıyorya sağındaki solundaki arkadaşlarına bakarak alaycı bir tavırla, heyecanlandı yahu ondan karıştırdı dedi
Utancından kıpkırmızı kesildi Ahmet ve bu alaya dayanamadı soğuk terler dökmeye başladı derken nefesi de kesildi kalp krizi geçirdiğini anladılar ve hemen hastaneye kaldırdılar. Rasim Ahmet in karısına rastladı hastanede
*Çok geçmiş olsun abla böyle bir rahatsızlığı varmıydı Ahmet abinin.
*Hacca gidene kadar yoktu kardeşim orada ortaya çıktı
*Nasıl yani
Oraya gittiğimizde o toprakları gördüğünde çok heyecanlandı Resullahın evini ve oranın halini gördüğünde üzüntüsünden kalp krizi geçirdi orada hastaneye kaldırdılar hemen.Doktor bizim anlayacağımız dille artık bu kapının açıldığını krizlerin sık sık olabileceğini söyledi.

Rasim orada dizlerinin üzerine çöktü öylece kaldı o da hacca gitmişti o da resullahın evini görmüştü ama hiç Ahmet gibi elem duymamıştı meğer Ahmet nasıl bir duyguyla bağlıymış nasıl bir imanı varmış,tabi bilenle bilmeyen bir olmazdı ama bilgiyi herkes öğrenebilirdi böylesi bir bağlılıksa her insana nasip olmazdı herhalde.

13 Nisan 2008

DIŞKIDAN ÇIKAN TAT (KAHVE MOLASI)

Endonezyoda yaşayan bir hayvan olan paradoxurus'un dışkısından kahve yapılıyormuş.Hayvan sadece kahve çekirdeği yiyor yediğide en değerli kahve çekirdeğiymiş çekirdek hayvanın midesinde enzim geçiriyor dışkı yoluyla dişarı çıkıyor.Dışkıları toplanıyor güneşte kurutuluyor dış çekirdeği kırılıyor sonra işleniyor ve ortaya dünyanın en pahalı kahvesi çıkıyor yahu böyle iğrençlik olur mu ? Millet artık parasını nereye harcıyacağını şaşırmış diğerlerinden kendimizi ayıralım diye bokun içinden çıkardıkları şeyleri yiyorlar içiyorlar bu nasıl bir mantık ? Nasıl bir aptallık .Ne diyeyim bilemiyorum ki.Bu arada kahve Londradaki bir kafede 50 sterlin (125ytl) ye satılıyor tabiki bir fincanı.

KOMPLO TEORİSİ 5A ( SON BÖLÜM )

Türk askeri geri döndükten sonra yapılan gösteriler etkisini gösterdi dünya kamu oyunda sanki Türk askeri sivil masum insanlara saldırmış gibi gösterildi.Tam bu sırada Gizli servis kurguyu asıl başlatan ve belkide bitirecek olan olayı ortaya çıkarmaya karar verdi.Yapılan baskınlar göz altılar tutuklamalar sekiz yıl önce ortaya çıkartılan örgütün açık kalan dosyası şimdi tamamlanmaya çalışılıyordu bu arada bazı insanlar anlayamadıkları bu örgüt olayına sevmedikleri isimleri dahil etmee çalışarak halk üzerinde baskı oluşturmaya çalışıyordu bir ara gizli serviste sendeledi bu duruma olay onların elinden çıkıyor başka güçlerin eline geçiyordu ki alel acele bir takım bilgiler sızdırılmaya başladı.Örgüte bir takım yüklemeler yapılıyordu tüm yapılan işlemler olaylar örgütte toplanıyordu gazete bombalanması,danıştay saldırısı,rahib öldürülmesi,gazeteci cinayeti ve soruşturma ilerlerken bilgilerin gösterdiği tek adres vardı bombaların silahların alındığı tek adres TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ işte bu bilgi basına,kamu oyuna sızdığında çok büyük bir şok yaşandı bunca olayı asker düzenlemiş kapalı kapılar ardında planlar düzenlemişti herkes kendine verilen bilgiyi alırken kendisi yorumlamayı kendisi düşünmeyi seçmiyordu ve haksızca gizli servislerin istediği gibi Türk askerini yargılıyordu zihninde herkes zihinlerinde yargılarken mecliste bulunan istihbarat grubuna emir geldi Türk askerini mahkemeye verin ! Zihinlerde yargılanması sağlanan Türk askeri birde siyasete katıldığı,etki ettiği gerekçesi ile mahkemede yargılanmak isteniyordu.
Şemdinli,meclisteki grup,ve örgüt tüm saldırılar aslında Türk askerine ve Türk halkına idi ama hataların yanlış suçlamaların anlaşılması zaman alacaktı.

İLHAN SELÇUK;NALLARI DİKERSEM BOZULMAYIN

Cumhuriyet gazetesi başyazarı İlhan selçuk yarın geçirdiği kalp spazmı nedeniyle ameliyat olacak.Ameliyat riskliymiş bu riski İlhan selçuk şu cümlelerle anlatmış;

Bugün Pazar!..Pazartesi günü yürekten ameliyat olacağız., söylenenlere bakılırsa epey gıllı gışlı bir operasyonmuş, nalları havaya dikersek bozulmayalım, olur böyle şeyler...

Nalları dikmezsem...Daha görüşürüz...
Dikersem, her ne kadar kusurumuz da olsa, affola...
İkisine de eyvallah...
İlhan Selçuk

Allah yardım etsin dileriz yazılarını okumaya devam ederiz

Template by - Abdul Munir | Daya Earth Blogger Template