29 Mart 2008

ARKADAŞLARINI PAZAR YAPANLARA (KARDEŞLİK)

Kardeşin kardeşi vurduğu bir dönemde bir kardeşim bana kardeşim neden bu kardeşler kardeşlerini vuruyor dedi, ben de bak kardeşim kardeşimiz olmayan birileri kardeşlerimizin arasına kardeşi kardeşe vurduracak bir fitne sokmuş kardeşlerimiz de bu fikir fitnesine kendini kaptırmış dedim.Şimdi bu kardeşin kardeşlik üzerine yazdığı yazıları okuyorum da ozamanki kardeşlerimiz üzerinden kendine nasıl da rant sağlıyor şaşıyorum.

HAYDİ ALANLARA

İşçiler, 1 Nisan´da sokaklarda!..

DİSK, KESK, TMMOB, TTB ve Türk Diş Hekimleri Birliği, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasa Tasarısı'na karşı 1 Nisan Salı günü saat 14.00'de tüm Türkiye'de kitlesel eylemler gerçekleştirecek.

Ayrıca Ankara'da aynı gün saat 14.00'de TBMM Dikmen Kapısı önünde basın açıklaması yapılacak.

KESK Genel Başkanı İsmail Hakkı Tombul, TMMOB'da düzenlenen basın toplantısında tasarının TBMM'de görüşülmeye devam edileceği 1 Nisan Salı günü saat 14.00'de Türkiye'nin her yerinde iş yerlerinden çıkış alanlarda kitlesel eylemler gerçekleştireceklerini söyledi.

Tombul, aynı gün Ankara'da saat 14.00'de TBMM Dikmen Kapısı önünde biraraya gelerek seslerini bir kere daha Meclis'e duyuracaklarını kaydetti.Tombul, 6 Nisan Pazar günü de onbinlerce kişi ile İstanbul Kadıköy Meydanı'nda Herkese Sağlık Güvenli Gelecek Platformu'nun organize ettiği mitingde bulaşacaklarını bildirdi.

HABER SKYTURK KANALI İNTERNET SİTESİNDEN ALINMIŞTIR

Sendikalara

Devrimci işçi sendikaları federasyonu: www.disk.org.tr

Kamu emekçileri sendikaları federasyonu : www.kesk.org.tr

Eyleme katılacak olan odalara

Türk mühendis ve mimar odaları birliği : www.tmmob.org.tr

Türk tabibler birliği : www.ttb.org.tr

Türk diş hekimleri birliği :www.tdb.org.tr

adreslerinden ulaşabilirsiniz

28 Mart 2008

HAYASIZ HIRSIZLAR ALLAHI ÇALIYORLAR

Devletin parasını pulunu,halkın kurumlarını çalan hayasız yabancı hırsızlar şimdide Allahımızı çalmaya çalışıyorlar.
Ilımlı islam çalışmaları bit yandan sürüp giderken islamı düşünce değiştirilmeye çalışılırken,bir taraftanda laikler şeriatçılar tartışmalarıyla yalan yanlış haberlerle islama karşı bir cephe oluşturuluyor.Aynı hırsızlar ellerinde bulunan medya kuruluşları ile bizleri islami ahlaktan uzaklaştrıyor.
Allah çalınır mı ? Evet bizim Allahımızı çalıyorlar ama okadar kolay değil.Allah kuran-ı kerimin asla bozulmayacağına dair verdiği sözü nasıl tutar ? Hafızları ile Alimleri ile kuran beyinlerdedir yanlış basamazsınız,değiştiremezsiniz.
Bizler ve bizden öncekiler bu topraklarda ezan sesleri ile büyüdük ve ezanın çağırdı yola inandıok.Allahı bu kadar inanan varken çalmak kolay değildir.Biz bu toprakların müslüman çocuklarıyız nasıl ki bu toprağa,bu bayrağa,bu millete bağlıysak dinimizede Allahımıza da bağlıyız.Allahı çalmak öyle kolay değil hayasız hırsızlara duyrulur

İNSAN PUŞT MU DOĞAR SONRADAN MI OLUR

İnsan kalleş,puşt mu doğar yoksa hayat mı insanı puştluğa iter ?
yaşadığınız dünyada çevrenize güzel duygular insancıl hareketler yaymaya çalışırken hayatın size attığı bir kazık sizi insanlıktan yoksun önüne gelene kazık atmaya çalışan sömürmeye çalışan bir puşt yapabilir mi .yoksa bu puştluk doğduğunuz andan itibaren içinizde parlamayı bekleyen zehirli bir gazdır da kıvılcım mı beklemektedir.bu soruya tam bir cevap veremiyorum ancak şunu biliyorum ki gerek puşt insanlar gerekse hayatın puştlaştırdığı insanlar bu güzel dünyada insanlığa hergün bir çelme takıyorlar ama bizler insanlığın kollarındayız var gücümüzle ona destek olacağız gerekirse biz düşeceğiz ama insanlık ayakta kalacak

27 Mart 2008

AKP KAPANIYOR MU?

Ankara´yı karıştıran iddia!..Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya’nın AKP hakkında açtığı kapatma davasına ilişkin ortaya attığı iddia Ankara´yı karıştırdı. 14 Mart Cuma günü açılan kapatma davasının kabul edilip edilmeyeceğine ilişkin yapılan ilk incelemenin bittiği ve konuyu inceleyen raportör Dr. Osman Can’ın ‘davanın kabulü’ yönünde görüş bildireceği iddia edildi.

SKYTURK HABER KANALINDAN ALINTIDIR

BİR DAMLADASIN FİLİSTİN

Ben her yağmurda damlaların sesini duyduğumda ürperir korkarım kurşun sesleri gelir kulağıma, gök gürültüsünü patlayan bombalara benzetirim,korkudan ağlayan bir çocuk duysam yine bir bebek vuruldu zanneder etrafıma bakarım sonra aralayıp perdeyi, buğulu bir pencereden Filistin i aklıma getiren yağmur tanelerine ağlarım.

İSTANBULUN GASTESİ

Uzun bir süredir istanbulun hemen hemen her yerinde istanbula ait gaste isimli gazete belediye tarafından bedava olarak dağıtılıyor.Gasteyi açtığınızda içinde pek birşey olmamasına rağmen bir iki güzel haber yakalayabiliyorsunuz.Artık belediye biraz geri planda mı durmak istiyor bilemem ama mesela Gasteye bir köşe yazarı alınabilir.Gerçi gastenin bir köşesi var ancak hani şöyle daha bir eleştirel yazılar yanlışa yanlış diyebilecek türden yazılar olsa daha bir çekici olur gastemiz.
Tabi istanbul büyük şehir belediyesinden taktiği kapan doğan medya gurubu hemen işe el atmış kendileride bir bedava gazete girişimindeler,gazetenin adını hatırlamıyorum şu anda ama geçenlerde gaste dağıtan arkadaşlardan biri sanarak genç bir arkadaştan gazete aldım baktım adı değişik sonra öğrendim farklı bir gazete olduğunu.
eee taktik güzel gazete beleş reklam ücretli koskoca istanbul traj güzel

26 Mart 2008

BAĞIMSIZ KOSOVA






Yıllarca bağımzsızlık mücadelesi verdikten sonra birden bire bağımsızlığınızı ilan ediyorsunuz,bağımsızlık gerektiği yerde verdiğiniz mücadeleden daha üstün bir mücadele daha fazla kan gerektirebilir bu yoldan dönmemek kendini sırtlanlara teslim etmemek gerekir sonradan önünüze geçip size yol gösterenlerin arkanıza geçtiğini anlamanız pek fayda etmeyebilir.

TAYYİP ERDOĞAN ÖZALIN YOLUNDA

BAŞBAKAN Recep Tayyip Erdoğan, Yargıtay Onursal Başsavcısı Vural Savaş’a dava açtı. Davanın gerekçesini ise “Yolsuzluk iddiasıyla kişilik haklarını zedelemek” oluşturdu.
Başbakan Turgut özalın yolundan gidiyor,Turgut özalda kendini eleştiren herkese tazminat davaları açmış,Gazeteci Emin çölaşanda bundan nasibini almıştı.Emin çölaşan yazdığı Turgut nereden koşuyor isimli kitabı ile çok büyük kitlelere ulaşmış ancak özalın mahkemeye vermesi sonucu kitap gelirini özala bağışlamak zorunda kalmıştı.Tabi bu davada Eski başsavcının ortada bir kitabıda yok kendisi iddaları yüzünden mahkemede.Ancak başsavcı kendinden emin mahkemede de avukat tutmama kararı var,nitekim cübbesini giyerek kendi savunmasını yaptı.Davasonuçlanmış değil ertelendi.Bakalım tayyib beyin bütçesine başsavcıda katkıda bulunabilecek mi.Yoksa davayı kazanıp tayyip beyi üzecek mi.

SUYUN ZEHİRLİ OLDUĞUNU BİLE BİLE SAKLAMIŞLAR

HABERTURK.COM EKONOMİ SERVİSİ METİN CAN'IN HABERİDİR
Şifalı suları ile ünlü Afyonluların 25 yıldır arsenikli su içtikleri ortaya çıktı. Olayı uzun süre gizleyen Afyon Belediyesi yerel basında konuyla ilgili haberlerin çıkması üzerine açıklama yaptı. Olayın doğruluğunu kabul eden Belediye Başkanı Abdullah Kaptan, arsenikli kuyulardan 4'ünün kapatıldığını 3'ünün ise faaliyette olduğunu söyledi. Kaptan, “İnfiale yol açmasın diye açıklamadık. Şehirdeki kuyuların yarısını kapattık. Arsenik oranı düştü. Ancak susuz kalmamak için 6 ay daha bu suyu kullanmak zorundayız. Tüm Ege'de içme suları araştırılsın" dedi.

5 AY ÖNCE ORTAYA ÇIKTI
Avrupa Birliği (AB) uyum yasaları çerçevesinde, Afyon'daki bazı içme suyu şebekelerinde ilk defa yapılan testlerde suların arsenikli çıkması şehirde şok etkisi yaptı. 2005 yılında çıkan ‘İnsani Tüketim Amaçlı Sular’ hakkındaki yönetmelik çerçevesinde 5 ay önce yapılan analizlerde içme sularında öldürücü etkisi bulunan kimyasallar tespit edildi. Ancak belediye bu raporu kamuoyu ile paylaşmadı.
KENDİSİ DE İÇİYOR
Kendisinin de bu suyu içmeye devam ettiğini anlatan Kaptan, şunları söyledi: "İlimizin kullandığı su kaynakları 1978 yılında açılmış ve bugüne kadar hiçbir analiz yapılmamış. Biz bu analizleri Avrupa Birliği uyum çerçevesinde gerçekleştirdik. Şehre su sağlayan üç kuyuda da arsenik tespit edildi. Ancak bunu hemen kamuoyuna duyuramazdık. Neticede 25 yıldan fazla süredir bu su içiliyor. Gerekli çalışmalara hemen başladık. Şu anda 4'ü kapatıldı, 3'ü mecburen devam ediyor. Ancak diğer kuyuları da kapatırsak şehir susuz kalır. 4 kuyu kapatılınca arsenik oranı düştü. Ben şu an bu suyu içiyorum. Eylül ayına kadar da içmeye devam edeceğiz.
SİYASİ DÜŞMANLARIM VAR
Konuyu büyütenlerin siyasi rant peşinde olduğunu söyleyen Kaptan, 'kuyuları kapat' diyenlerin kendisini siyasi açıdan zora sokmak istediğini iddia etti. "Kuyular kapanınca şehir susuz kalacak. Halk bize tepki gösterecek" diyen Kaptan sözlerini şöyle sürdürdü: "25 sene içtik, 6-8 ay içtikten sonra Türkiye'nin en modern arıtma tesisi devreye girecek. Bu süre içersinde bu suyu kullanmaktan başka çaremiz yok." Öte yandan Kaptan, bu konunun tüm Ege Bölgesi'ni ilgilendirdiğini de belirterek. Bölgede bu konuda ciddi bir araştırma başlatılmasını önerdi.
BAĞIRSAK ŞİKÂYETLERİ ÇOK FAZLA
Afyon İl Salık Müdürü Dr. Hasan Hüsnü Eren ise konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “İç İşleri Başkanlığı ile Sağlık Bakanlığı arasında yapılan çalışmalar sonucunda İç İşleri Başkanlığı belediyelere bu çalışmalar konusunda Sağlık Bakanlığı teşkilatlarıyla ortak çalışması konusunda bir genelge gönderdi. Biz bundan sonra çalışmalarımıza merkez belediyemizden başladık. Maalesef Afyon'da talihsiz bir sonuçla karşılaştık. Zaten özellikle yaz aylarında bağırsak şikâyetleri artıyordu" dedi.
ARSENİK NEDİR?
Arsenik 33. element. Toksik ve kanserojenik olan arseniğin simgesi As. Zehirli kimyasallar arasında yer alıyor. Hücre içi oksijenli solunumu durdurma gücüne sahip. Soluma, sindirim ve deri teması yoluyla insani zehirleyebilir, hatta öldürebilir. Arsenik zehirlenmesi sonucu ölümün tipik belirtisi deride, ve özellikle de tırnaklarda, mavilik.

HABERTURK.COM SİTESİNDEN ALINTIDIR

25 Mart 2008

ÖLEN ÖLDÜ KALAN SAĞLAR BİZİMDİR(ISPARTA UÇAK KAZASI)

ÖLEN ÖLDÜ KALAN SAĞLAR BİZİMDİR(ISPARTA UÇAK KAZASI)
Isparta uçak kazasını hepimiz hatırlıyoruzdur.Hatırlamayanlar için bir hafıza tazeliyelim
İstanbul Isparta seferini yapan atlasjet uçağı türpetepe mevkiinde düşmüştü.Kazada 57 kişi hayatını kaybetti ,hayatını kaybeden yolculardan altı tanesi dünya çapında fizikçilerdi fakat altısı birden hayatını kaybetmişti uçağın düşme nedeni ise bir türlü bulunamıyordu.Pilot hatası mı,uçak arızası mı derken karakutuya dikildi gözler ama ondanda ses çıkmadı ve olan oldu sonunda.Sivil havacılık müdürlüğü kazayla ilgili raporu savcılığa göndermediği için olayla ilgili dava açılamıyor.Acaba rapor neden gitmiyor ?Uçak arızalıydıda şirket mi zan altında kalacak? Yoksa sabotaj varda Hepimiz ayağa mı kalkacağız.Altı fizikçi arkadaşlar dünya çapında bir çok gelişmelere yardımcı olan bir çok yeni keşifler yapılmasını sağlayan bir çalışmayı Türkiyeye getirecek olan altı fizikçiyi kaybettik ve bu olay karambole getiriliyor.

PKK NIN ALLAHI MI VARMIŞ

PKK NIN ALLAHI MI VARMIŞ
Dtp genel başkan yardımcısı ve Mardin millet vekili emine ayna Kurban bayramı ve Ramazan bayramından vazgeçeriz ama nevruzdan asla diye bir açıklamada bulunmuş şimdi biz buy açıklamayı dikkate alalım mı yoksa gerekli açıklamayı yapalım mı ? İsterseniz biraz konuşalım
İlk önce dtp nin pkk ya terör örgütü diyememesinden pkk lı TERÖRİSTLERE kardeşlerimiz demelerinden başlayalım kimdir pkk lı teröristler ? bu adamlar Senin benim kardeşimi öldüren yarında beni öldürmeye kalkışacak vatan hainleridir.Bu adamlar Müslüman Türk gençlerini kurşunlayan köpeklerdir ve dtp bu adamlara sahip çıkmaktadır bu açıkça bize gösteriyor ki dtp pkk nın siyasi kanadıdır.Binlerce cana kıymış bir vahşi köpekler sürüsüne sahip çıkacaksınız sonra bana dini bayramlardan vazgeçerim ama nevruzdan geçmem diyeceksiniz ?Dini bayram mı ? Ne yani sizin inandığınız bir din mi var ? siz Allaha mı inanıyorsunuz ? Siz Allah yolunda kurban mı kesiyorsunuz ? Siz ramazanda oruç tutup sonra bayram mı yapıyorsunuz? Siz bunca müslümanın canına kıyıp hangi Allaha inanıyorsunuz ? Vekil koltuğunda oturan bayan sizin yeriniz orası değildir eğer pkk yı içinizden atamıyorsanız bu Terör örgütünün yolundan vazgeçemiyorsanız olabileceğiniz iki yer var
-Aldığınız müebbet hapis cezasını yatmak üzere bir hücre
-Türk askerinin başınıza geçireceği bir dağ kampı

FUTBOL MU SPOR MU

FUTBOL MU SPOR MU

Türkiye sporun neresinde spor türkiyede nerede ? İnsanlarımız spoaru bir eğlence aracı olarak mı görüyorlar yoksa spor insanların hayatında ki tek önem verdikleri şey mi ?Öyle insanlar görüyorum ki hayatlarında gerçekten spor dışında bir şey yok girdikleri ortamlarda konuşacakları tek şeyleri spor aslında bakın benim bile konuşmam yanlış oldu değil mi ? Futbol demek istemiştim ama spor diyorum acaba neden ? Futbol hayatımıza öyle sokulmuş ki spordan tek anladığımız şey futbol ve futboluda öyle büyütüyoruz ki amacımız futbol oluyor.maçlarda bıçaklananlara mı yanarsınız yoksa bıçaklayana mı ?Adam bir maça gittiği için hayatından oluyor bunun yanında birde futbol gibi saçma bir sebepten bir insanın hayatına kıyan ve kendini de harcayan bir adam.Bu insanların hayatlarında hiç mi önemli bir şey olmamış bugüne kadar kendilerini önemli hissettiren hiç kimse mi olmamış yoksa bu bir televizyon hipnozumudur. Tabi birde olayın mafya tarafı var ne gibi pislikler dönüyor artık bilemiyorum ama silah girmemiş kulüp yok sanırım.İşte futbol mu dersiniz spor mu dersiniz yoksa mafyaların para kaynağı mı dersiniz iki kurban daha aldı aramızdan Bafra belediyespor teknik direktörü ve kaleci antrenörü öldürüldü.

ZİVERBEY KÖŞKÜ(İŞKENCEHANE)

Son zamanlarda İlhan selçuk un gözaltına alınması ile tekrar gündeme gelen Ziverbey köşkü
12 Mart döneminde uygulanan işkencenin simgesidir, İstanbul Erenköy'deki köşk.
İstanbul Sıkıyönetim komutanlığınca gözaltına alınan sol görüşlü yüzlerce
kişiye, gözleri bağlı olarak getirildikleri bu köşkte envai çeşit işkence
uygulandı. İşkence altında alınan ifadelerin altına, daha sonra polis
memurlarının adları yazılarak sorgulamanın emniyet müdürlüğü binasında
yapıldığı izlenimi veriliyordu. İlhan Selçuk, Doğan Avcıoğlu, İlhami Soysal
gibi yazarlarla Numan Esin, Talat Turhan gibi kimi eski 27 Mayısçıların da
işkence gördüğü Ziverbey Köşkü, aynı zamanda Kontrgerilla örgütünün ilk kez
açığa çıktığı yer oldu. Anlatımlara göre, köşke getirilen her sanığa,
"Burası Genelkurmaya bağlı Kontrgerilla örgütüdür. Şu andan itibaren
esirimizsiniz" deniliyordu. Ziverbey Köşkü "esir"lerinden İlhan Selçuk,
kendisine söylenenleri şöyle anlatıyor:

"İlhan Selçuk, Genelkurmay Başkanlığına bağlı kontrgerilla örgütünün
karşısında bulunuyorsun. Sen bizim tutsağımızsın. Burada anayasa babayasa
yoktur. Örgüt seni ölüme mahkum etmiştir. Sana istediğimizi yapmaya
yetkiliyiz. Buraya getirilmen örgüt kararıyladır. Seni Marksist, Leninist,
Komünist biliyoruz. Eğer konuşur ve böyle olduğunu itiraf edersen hakkında
hayırlı olur.

Bak İlhan! Sesimi iyi tanıyacaksın. Çünkü bundan böyle uzun süre senle
konuşacağız. Ben albayım. Yanımdaki arkadaş da albay Biz seni sorguya
çekmekle görevliyiz. Direnmeye kalkma. Elimizden senin gibi binlerce kişi
geçti. Direnme faydasızdır. Her şeyi anlatacaksın. Zaten biz her şeyi
biliyoruz. Bilmediğimiz bir şey yok; ama bir de senden dinlemek istiyoruz".

Ziverbey Köşkü, Tercüman gazetesinin, İlhan Selçuk'un aşağıdaki ifadelerini
yayımladığı 1986 yılında yeniden konu oldu. Selçuk'un ifadesine, akrostiş
yöntemiyle yerleştirdiği, işkence gördüğünü ve tehdit altında bulunduğunu
belirten cümleler de "Ziverbey gerçeği"nin bir başka kanıtıydı.

İlhan Selçuk'un 12 Mart döneminde Ziverbey Köşkünde alınan ifadesinde
akrostiş her cümlenin sondan ikinci kelimesinin ilk harflerinin yukarıdan
aşağıya okunmasından oluşuyordu:

"12 Mart'a doğru Türkiye iflasa gidiyordu. Demirel iktidarı giderek
yoğunlaşan şaibe altındaydı. Üniversiteli gençler sokaklarda, meydanlarda
hatta üniversite binalarının çatıları altında katlediliyorlardı. Devletin
güçleri, aydınları, askerleri, yargıçları, sorumluları, sağduyu sahipleri
endişe içindeydiler. Gidiş normal değildi. Anayasa çerçevesi ve
yönelişlerine göre davranmak isteyen devlet memurları ve sorumluların,
siyasi iktidar adeta ceza tertipliyordu. Siyasi iktidar aydın yazarları
ezmek amacındaydı. Toplum yaşamında anayasa uygulanmıyordu. Bazı çevrelerde
bir ordu müdahalesi lüzumlu görülüyordu. Politikacı topluluğu şuursuzdu.
Memleketseverler ıstırap çekiyorlardı.

Bu durumda ne yapmalıydı? Önce bir fikir dağınıklığı vardı. Tek çıkar yolu,
Atatürkçülük'te görüyorduk. Ancak Atatürkçülüğü günün koşullarına göre
derinliğine ve genişliğine bütün boyutlarıyla yorumlamak gerekiyordu. İşte
Devrim dergisi bu ihtiyaçtan doğdu. Ancak dergi çıkarmaya yetecek para
bulmak gerçekten mesele idi.[*]

İlhan Selçuk, Ziverbey Köşkü, İstanbul 1987

BU YAZI BANA AİT DEĞİLDİR ALINTIDIR

İlhan Selçuk un penceresi

Gazeteci İlhan selçuk göz altına alınışının ardından ilk yazısını yazdı bende yazıyı okudum ancak ben ve çoğumuz İlhan selçuktan göz altına alınmalar orada yaşananlar ve ergenekon olaylarının yorumunu bekliyorduk.Neden alınmışlardı ne olmuştu fakat selçuk hiç bunlara değinmemiş daha ziyade birleştirici bir tavırla birlik olmaktan bahsetmiş sanırım kendisini bir çok insanın okuduğunun farkında olmasının getirdiği bir sorumluluk gereği bir kaos oluşturmaktansa birlik ve beraberlik mesajı vermeyi tercih etmiş.Ancak Doğu perinçek tutuklanarak ceza evine gönderildi ? Neler oluyor ? Aydınlarımızdan bilgi istiyoruz bize ergenekon olayını anlatsınlar sanırım selçukta ilerleyen günlerde bu konulara yönelecektir.

BAHAR BİZİZ

BAHAR BİZİZ

Bu dünyada güzel şeyleri hep temiz kalpli sevgi dolu insanlar yaptılar ve yapmaktalar.Hayatımızda güzelden yana sevgiden yana aşktan yana olan şeyleri bu insanlara borçluyuz.Evet eskiden varmış ama şimdi nerde böyle insanlar demeyin eğer bu güzel insanların varlığından şüphe ediyorsanız dünyaya bakın rengarenk açan çiçekleri,yağmur sonrası gök kuşaklarını izleyin.Bahara gülümseyin.

Bahar bir surettir,insanların içindeki güzellik,saflık hani bizim insanca duygular dediğimiz hisler doğaya yansır ve rengarenk bir suret oluşturur.Sıcak yağmurlarda sevgiyi,açan yapraklarda insanlığı görürsünüz,doğanın rengi nerden geliyor derseniz her insanın sevgisi yansır doğaya ayrı dil, ayrı renk, ayrı din hepsi bir güzelliktir bu renk çümbüşüne katılan.

Eğer bir kuş sesinde gözlerinizi kapatıyorsanız,burnunuza gelen deniz kokusunu içinize çekiyorsanız bir gökkuşağı gördüğünüzde yolun ortasında dahi olsanız durup seyrediyorsanız ve gülümsüyorsanız bu suretin mimarlarından biride sizsiniz demektir.İnsanlığa duyduğunuz büyük sevgi doğaya yansır ve size gülümser her baharda.Artık içinizde insanlıktan yana ne varsa çevrenize sunun çok daha güzel baharlar bizim elimizde…

23 Mart 2008

AMERİKAN KÖPEKLERİ

Irak'ı işgal eden amerikan köpekleri zevk için camileri kurşunluyor,minareleri roket atarlar ile havaya uçuruyorlar.Irak'a demokrasi götüreceğiz palavraları ile ülkeyi ele geçiren ve burada kafalarına göre at koşturan işgalciler insanlık dışı eylemler sergiliyor.Camileri havaya uçurup kahkaha atan köpekler videolarıda dünyaya dağıtıyorlar.Küstah amerikanın bakın ey dünya halkları ben istediğimi yaparım hiç biriniz bir halt edemezsiniz alın işte yaptıklarım haydi sıkıysa biriniz sesini çıkartsın edasındaki bu tavra bakalım tepki gösterebilecekmiyiz...

NEVRUZ PKK NIN TEKELİNDE DEĞİLDİR

Nevruz kutlamalarına neden kan bulaştı sizce ?İşte sebepler;




Tabiki pkk nın resmi kanadı dtp sayesinde







RESMİ OTOPARK MAFYASI

Hepimiz hatırlarız henüz bir kaç sene öncesine kadar caddelerde değnekçi diye adlandırdığımız otopark mafyaları vardı.Bu insanlar siz park ederken yanınıza yaklaşır hoşgeldin ağabey der sizden park parası alırdı.Hepimiz bu adamları şikayet ettik,kınadık,kızdık,küfrettik,yeter artık bu ne yahu her köşeyi birileri tutmuş dedik eveeet ve sorunumuzu çözdük arkadaşlar artık caddelerimizde gel abi git abi hoş geldin abi diyen ve eline bir kaç kuruş sıkıştırdığımız otopark mafyası arkadaşlar yok artık bu iş resmiyete döndü!!!Artık resmi mafyalara veriyoruz paramızı üstelik ufacık caddelere park tabelasını diken bu mafya trafik içinde büyük sorun oluyor.

YAPIMCILAR MASUM HALK GÖRGÜSÜZ

Televizyonlarımız saçma sapan dizilerle,yarışmalarla ve spor programları ile dolu birileri çıkıp konuştuğu zaman 'efendim arz talep meselesi' diyor.Bu nasıl bir arz talep meselesi ben anlamadım biz kimseye ya avrupada şu yarışmalar moda imiş sizde yapsanıza demiyoruz siz yapıyorsunuz millet izliyor milletin tercih diye bir eylemi söz konusu değil ne verilirse onu izliyor tıpkı hipnotize edilmiş yada robotlaştırılmış gibi düne kadar bbg evlerini izliyorduk sonra kim bilmem ne ister yarışmaları derken şimdide milletin kutusunu açıyorsunuz ve bunları biz istemiş oluyoruz vay anasını biz ne densiz milletmişiz biz ne görgüsüz milletmişiz yahu elin amerikalısı ne halt etse hemen aynısını ister olmuşuz.Yahu hem bizi uyutuyorsunuz hemde faturayı bize çıkartıyorsunuz el insaf ya yapımcı...

Template by - Abdul Munir | Daya Earth Blogger Template