18 Mayıs 2008

İstanbul Ekonomisinin Çöküşü (Tekstil üzerine(ssk altına)karalamalar)

İstanbulda yaşayanlar bilirler istanbulda öyle büyük fabrikalar binlerce insana ekmek yedirecek üretim yerleri yoktur.İstanbulun en büyük ekonomi pazarını tekstil piyasası oluşturur.Büyük markaların yanında bunların imalatını üstlenmiş fason atölyeler ve kendi imalatını yapan büyüklü küçüklü binlerce atölye vardır.İstanbulda binlerce aile,milyonlarca insan tekstilden ekmeğini yer kimi imalat yapar kimi satar.
Gelelim bu piyasanın sorunlarına büyük patronlardan başlayalım bu marka olmuş büyük isimlerin imalatlarını yaptırdıkları fason atölyeleri vardır kumaşını yollar istedikleri malı bu atölyelere diktirirler kendini bir nevi sağlama almak isteyen atölye sahipleride bu patronların paralarına para katarlar bir nevi devlet kapısı gibidir burası hani derya eskiler oğlum devlet kapısı bir kapağı at tamam belki az kazanırsın ama süreklidir sağlamdır.İşte bu markalarda atölyeler için böyledir devlet gibi garanti değildir ama yinede kendinizi sağlama almış sayılırsınız.Ama bu büyük patronlar bu işin öyle farkındadır ki küçük Atölyeleri resmen sömürürler insanlar onbeş saat çalışırlar ama ay sonunu getiremezler.Neden mi çünkü marka patronu cimridir arkadaş ! 250 milyona sattığı bir malı küçük atölyesine bir milyona bile diktirmez hatta bu yazıyı atölyeciler okusalar gülerler belkide okadar para alsak zengin olurduk derler.İşte bu büyük patronlar küçük atölyeleri böyle sömürürler gelelim kendi imalatını yapan küçük atölyelere.
Büyük patronlara çalışan çoğu küçük atölye şunu farkeder bu mal kaça mal oluyor 1 lira kaça satılıyor 250 lira biz bunu 10 liraya satalım kendi patronumuz kendimiz olalım.Bir çok Atölye bunu yapmıştır ve en güzelide budur piyasayı tekelden kurtarırsınız ama bu atılımcı arkadaşlarında makinalarının kayışını Çin koparttı.Bizim arkadaşlarımız 1 liraya mal ederek 10 liraya satarken onlardan daha çakal olan diğer arkadaşları Çine ayak bastılar ! Çinden daha dandik ama daha ucuz malları getirip burada 2 liraya satmaya başladılar ve bu küçük imalatçılarımızda batağa girdi sayılır.
Gelelim tekrar büyük patronlara büyük patronlar iç piyasanın yanı sıra dışarıyada imalat yaparlar ve buradanda güzel paralar kazanırlar fakat kanatlarına ip bağlanmış ve ipin ucuda Okyanus ötesi rüzgarlarda savrulan ekonomimiz öyle durumdadırki bir gecede bir patronu dilenciye çevirebilir ve bazılarının söylediğinin aksine sürekli kötüye giden istikrarsız ve diken üstünde bir ülkede olmamız nedeni ile büyük patronlarında işleri kötüden kötüye gitmeye ve ikitelli civarında büyük 3000 kişilerin 4000 kişilerin ekmek yediği tekstil fabrikalarının kapılarına kilit vurulmaya başlanmıştır.Bu büyük fabrikaların kapanmalarından dolayı ve istikrarsız kötü ekonominin kapattırdığı çağlayandaki osmanbeydeki küçük atölyeleri söylemeyeceğim.
Şimdi gelelim tekrar küçük atölyelere ve onların kapanmasında devletin rolüne biliyorsunuz ülkemizde ssk diye birşey var.Ne olduğunu anlatmaya gerek yok ben ne olmadığına değineceğim.Tekstil atölyeleri en az 10,15 kişinin çalıştığı iş yerleridir.Bu iş yerleri işçilerini sigortalı yapmak zorundadır DEVLETE göre yoksa ceza yer hattaha kapanabilir bile.Atölye sahibi diken üstünde yaşamaktansa gidip işçisini sigortalı yapmak ister ,diken üstünde yaşamaktansa diyorum çünkü başka sebeple bir insanı sigortalı yapmanın mantığı yoktur bir insan düz mantıkla iki sebeple sigortalı yapılır birincisi sağlık hakkından yararlanma ikincisi emeklilik ülkemizde ssklı hastanın çektiği çileyi çeken başka hasta yoktur özel sigorta hem daha ucuzdur hem daha iyi hizmet verir.İkincisi emeklilik ülkemizde ortalama ömür 65-70 hadi 70-75 diyeyim emekli olma yaşı 65 tir.Emeklilik durumu hakkında konuşmaya gerek görmüyorum ssk ya yatırdığım primlerin bir kısmını onca sene bankaya yatırsam emekliliğimde paşalar gibi yaşarım.Evet konuya dönelim atölyeci işçisi bu haklardan yararlansın diye değil kendi dükkanı riske girmesin diye işçisini sigortalı yapmak ister yani devlet atölyeciye derki arkadaş sen para kazanıyorsun ama bize vemiyorsun olmaz böyle şey bak bizim toprağımızda yaşıyorsun bizim bayrağımız altında yürüyorsun gel bakalım ssk ya (böyle dese belki daha fazla insan ssk lı olur) Atölyeci gider bir hesap yaparki fason çalıştığı markadan aldığı paranın hepsini skk ya verirse ve herkes aç ve çıplak atölyede çalışırsa ancak karşılıyor işçi primlerini ulan böyle işmi olur der gider patronuna ağbi der ben 10 kişi çalıştırıyorum biraz zam yapta adamların sigortalarını yapayım.Patron; işine gelirse diyerek postalar vatandaşı.

Sonuç mu ? Televizyonunuzu açarsınız bir takım adamlar çıkıp konuşur;
efendim ekonomi....
Efendim ssk nın şukadar açığı....
Televizyondan yükselen seslere sizin sesiniz karışır hasss.......

0 yorum:

Template by - Abdul Munir | Daya Earth Blogger Template