28 Aralık 2008

Tkp nereye ?

Yerel seçimler yaklaşır ve her parti hazırlıklar içerisine girerken Tkp de bir takım hazırlıklar içerisine girmiş ve yanına ödp yide almış bir de yanlarında kim var dersiniz ? DTP

Tkp ,Ödp ve Dtp ortak aday belirleyeceklermiş.Yazıklar olsun !..

Ödp yi bilmem o yüzden onlara birşey demeyeceğim.Sorunum Tkp ile.
Tkp li değilim ancak ben Tkp nin bir duruşu bir anlayışı var zannediyordum.Böyle bir şey olur mu diyeceğim bir parti adını aldığı ideolojiyi anlamamış yada yanlış yansıtıyor olabilir mi diyeceğim,ama evet olur.
Mhp,Chp var önümde şimdi kervana Tkp de katılmış.
Ben Tkp gençlik kollarında ki arkadaşlara soruyorum;Komünizmin neresinde milliyetçilik vardır ? Enternasyonalist anlayışa ne oldu ? Bu gün Dtp milliyetçi bir partidir.Kendinden olmayanı dışlayan esnafa zorla kepenk kapattıran faşizme kaymış bir partidir sizlerin bu insanlarla işiniz olamaz ,olmamalı.
Tkp gençlik kolları partinize baş kaldırın ! Biz bu etnik köken milliyetçiliği yapan insanlar ile aynı safta yer alamayız deyin.
Biz antiemperyalist insanlarız amerikadan destek alanlar ile bizim işimiz olmaz deyin.
Biz bölücü değiliz ,bölücü destekçisi olamayız deyin.
Yoksa Tkp bitmiştir.

07 Aralık 2008

"Bayramınız" Mübarek Olsun Tutsaklar

İmralıdaki hapishanede birinin canı sıkılıyormuş,dünyanın ilk kişiye özel hapishanesi imiş.Aponun yanına birileri gitsinmiş.
Ha bu arada bayram geldi değil mi ?

Buyrun dünyanın ilk ve eşsiz hapishanesi ,Bayram bilmez neşe gelmez hapishanesi görüşe gelen yok,içeri ilaç sokmak yok çocuklara oyuncak yok ölümüne ambargo ölümüne tecrit.
İşte apo için çırpınan insanlar işte masumlar nerede çırğınışlarınız nerede insan haklarınız nerede hukukunız adaletiniz nerede gazeteleriniz nerede eylemci insanlarınız NEREDE SİZİN İNSANLIĞINIZ _?

http://www.velfecr.com/haber_detay.php?haber_id=9208
BUYRUN BAYRAMINIZ MÜBAREK OLSUN ÜMMET-İ MUHAMMED

29 Kasım 2008

Youtube a Girmenin Yeni Yolu

Bilindiği üzere youtube sitesine ülkemizden giriş yasak.Buna çözüm olarak bazı siteler yapıldı ve bu siteler üzerinden youtube sitesine giriş yapabiliyorsunuz ancak çok fazla ve sizi tıklama mecburiyetine sokan reklamlardan bıkkınlık geldi.

Yeni çözüm youtube sitesine girebilmek için yapılan youtubejacker isimli bir program.programı pc nize kuruyorsunuz ve ondan sonra explorer dan giriş yaptığınızda site açılıyor.Ancak programın pc e bir zararı varmıdır yokmudur bilemiyorum.Ben kurdum.

23 Kasım 2008

Martılar ki Sokak Çocuklarıdır Denizin

Son yıllarda yani ben büyüyüp düşünmeye başladığımdan bu yana ayrışmalar içerisindeyiz.Kavramlar ile yazmak istemiyorum yani onların taktiğini kullanmayacağım.Biz bir aileydik çocuklar olarak bizler büyüyorduk hayatı öğreniyorduk biz ailemizi kardeşlerimizi seviyorduk ama aramıza kötü çocuklar girdi.Kendi ailesini parçalamış ve kimsenin aile olmasını istemeyen bizim mutluluğumuza sinsi planlar ile bakan kötü çocukları arkadaş edindik.Sonra mı ?Kardeşin kardeşi vurduğu günleri gördük kendi kanımızı döktük evimizi talan ettik halbuki ne güzel anılarımız vardı.Hani komşularımız vardı eskiden çay’a gitmezdik ama çay gönderirdik.Beraber dua eder Hac ederdik.Mutlumu yaşıyorduk bir zamanlar ne ?
Kötü çocuklar bize kötü alışkanlıklar kazandırdı.Kardeşimize o demeye başladık halbuki biz ona kardeş derdik eskiden sormadık bile kimseye neden o siyah tenli diye kardeşti o nasıl olursa olsun.
Henüz küçüktük yeni yeni başladıydık hayata bir amca geldi yanımıza elimizden tutup koşturdu bizi bir deniz kenarında durduk hafif dalgalı denizde martılar izletti bize ve o güne kadar duymadığımız bir dua ile büyüledi bizleri Martılar gibi olun.Aradan yıllar geçti biz yıllar içinde martılar gibi yaşadık.Hep sert rüzgarlar esti sokağımızda biz rüzgarı kullanmayı daha küçükken öğrendik en sert rüzgarlara en gösterişli pikeleri yaptık.Rüzgarımızı herkesle paylaştık,bataklıkta da uçtuk ama orayıda deniz kadar sevdik bizim bataklığımız dedik.Kimi zaman denizimize saldırmak istediler kimi zaman bataklığımıza biz ne denizimizi verdik ne bataklığımızı tek vucut olduk bu ülkenin rüzgarlarını bu ülke için kullanmasını bildik.Kimse bize ekmek atsın istemedik ONUR,HAYSİYET sahibi olduk.O yüzden martılar gibi ama İnsan olarak yaşadık bu topraklarda.Kavgamızda oldu tabiî ki ama dönüp kardeşçe sarılmayı da bildik martılardan ayrı.Ne zaman ki kötü çocuklar ülkemize sinsi bakmaya başladılar biz martılara hep hayvan gözüyle baktık.Bırakın kötü çocukları gelin boğaz vapuruna yada gidelim bataklıklarımıza uçuşan martıların soylu kardeşliğini seyredelim Bağımsız Vatana,Bağımsız Vatana gösterişli pikeler yapalım.

11 Kasım 2008

Canların Mitingi

Yazıma canların canımız olduğunu belirterek başlıyayım,geçen gün alevi kardeşlerimiz haklarını aramak adına miting yaptılar ne güzel keşke hepimiz haklarımızı böyle organize olarak arayabilsek.Keşke sendikaların adı yolsuzluklar yerine böyle mitinglerin altında imza olarak kazınsa.Fakat miting sebeplerinden saçma bulduklarımda var.
Birisi cem evlerine ibadethane olarak kabul görsün derken aynı mitingte diyanet işlerinin kapatılmasının istenmesi.Tamam cem evleri ibadethane olarak kabul edilsin ve diyanete bağlansın neden diyanetin kapanmasını istiyorsunuz ?
İkincisi alevi köylerine cami yapılmasın diyorsunuz.Ey kardeşler kavganız barıştan yana birleşmeden kardeşleşmeden yana iken neden köyünüze cami istemiyorsunuz ?Köyünüze neden sunnileri istemiyorsunuz ?Eğer ibadethane istiyorsanız bunu devletin tanımasını istiyorsanız gelin bunun kavgasını beraber verelim.Ama ayrımcılığa karşı miting yaparken kendini ayırmak istemi neden ?
Bu çok büyük bir mitingti ve alevilerin isteklerini en sesli biçimde duyurdukları bir ortamdı ancak umarım alevi kardeşler isteklerimizi duyuralım derken başkalarının istediklerinide dillerine dolamamış olsunlar.

Soykırım Anketi


Bu günlerde MSNBC nin resmi internet sitesinde ermeni tasarısı için oylama var; 'yes' şıkkında birbuçuk milyon Ermeniyi Türklerin yokettiği iddia ediliyor! Şimdilik oylamada hayır diyenlerin ezici bir üstünlüğü bulunmaktadır. Dünyanın en çok tıklanan sitelerinden olan biri olan MSNBC'de yapılan bu karalama kampayası Sonuçsuz kalmasın !




07 Kasım 2008

Bilgisayarınızdan sms sesleri gelebilir

Bugünlerde bilgisayarınızdan garip sms sesleri gelirse şaşırmayın virüs diyede korkmayın :)

msn de verilen bir reklamdan kaynaklanıyor ben panik oldum da:D

31 Ekim 2008

Yoksul Şemsiyeler

Yoksul Şemsiyeler Sonbahar gelip yağmurlar başladığında şemsiye satan gençler türer caddelerde.Son iki yıldır onlardan biride benim.Yağmur kalemimin mürekkebini çoğalttığı gibi birazda para kazandırıyor bu yıllar bana.Havanın bozduğunu görünce yine şemsiyelerimi alıp her zamanki yerime gittim.Biraz estetik dursun diye yan yan dizdim hepsini ve beklemeye başladım hiç müşterim olmadı ilk gün ve hiç yağmurda yağmadı, ikinci gün aynı heyecanla yine yola koyuldum yine dizdim şemsiyelerimi.Saatler ilerledikçe gözlerim gökyüzüne çevrilmeye başladı.Cadde kalabalık kim bilir günde kaç bin kişi geçiyordur bir yağsa yağmur bütün şemsiyeleri satarım,hadi Allah ım yağsın artık.İkinci günde aynı buruklukla eve döndüm üçüncü gün yine tezgahın başındayım ,hadi Allah ım .Ve yağmur başladı ama hiç ummadığım bir şey oldu.Yağmur bastırınca caddedeki bütün insanlar oraya buraya kaçışmaya başladılar ve cadde boşaldı.iki gündür yağmur yağsın diye dua ediyordum şimdi yağmur bütün müşterileri kaçırdı.Ben de en az ıslanacağım bir yer bulup beklemeye başladım yavaş yavaş elleri başının üzerinde koşup tezgaha gelen insanlar olmaya başladı.Şemsiyeler kaç lira ?

Yağmurun hemen geçmeyeceğini anlayanlar şemsiye almaya karar verdiler anlaşılan.Şemsiyeler ucuz onun için hızlı satılıyor.Ucuz ama kötü.Bunu ben biliyorum satın alanlarda biliyor şemsiyelerde biliyor.Şemsiyeleri üretenler ucuz olsun diye yeterli malzemeyi kullanmamışlar yeterli malzemeyi alamadığı içinde şemsiye ufak bir rüzgarda ters dönüyor.Şemsiyenin garantisi de yok çünkü ucuz!

Ortalığın durulduğu bir anda otuzlu yaşlarında bir adam geldi yanıma.Merhaba,kaça şemsiyeler.Öğrencimisiniz?Bende öğrenciyken seyyar satılıcılık yapardım.Oo çok oldu okul biteli şimdi bir atölyede çalışıyorum.Yok iyi değil ama olsun bu zamanda iş bulmak zor,biliyorsundur.İyi değil çünkü az para veriyorlar,aldığım paradan geriye bir kuruş kalmıyor kredi kartlarımız olmasa açlıktan ölebiliriz.Çocuklarım doğru düzgün beslenemiyorlar bile,ufacık bir rüzgar yeseler biraz üşüseler hasta oluyorlar.Sosyal güvencemde yok.Bir hastalık neredeyse bir haftalığımı alıp götürüyor.Neyse ben sizi meşgul etmeyeyim,yağmurda dindi zaten şemsiyeye gerek kalmadı sanırım.

Son bir gülümsemeyle yanımdan ayrılan adamın ardından bir daha baktım şemsiyelere.Ah şemsiyeler ne kadar benziyoruz birbirimize.Zavallı şemsiyeler.Yoksul şemsiyeler.Size yatırdığım sermayem umurumda değil şimdi hepiniz tek tek parçalayıp kılıflarınızı açılsanız rüzgarla birlikte gökyüzüne uçsanız.Sizi ucuz yapana sizi ucuz satana isyan edip gökyüzünü karalarla kaplasanız.

04 Ekim 2008

Taylan Özgürün Katili Neden Bulunmuyormuş

3 ekimde atv haber bülteninde bu haber yapıldı bir de hukukçunun biri çıkıp savcılar derhal dava açmalı katil bulunmalı dedi.Bende şimdi diyorum ki Deniz Gezmiş Yusuf Arslan ve Hüseyin İnanı asan insanlar belli bunları aramaya luzum yok bu insanlar neden yargılanmıyorlar _?
Yani daha önümüzdeki katilleri yargılamadık ki bilmediğimiz insanları araştıralım.Ama bir de şu var neden Taylan Özgürün üzerine düşülüyor ? Haberde şöyle bir ayrıntı verildi sanırım ablasının iddiası onun katili bir teğmen ve şimdi yüksek rütbelere ulaştı !
Bakalım bu iş kurcalanıp altından bir şeyler çıkartılmaya çalışılacak yada çıkarılacakmı.

25 Eylül 2008

Yönetilen Kim Yada Neresi

Hepimiz Hatta Basınımız zaman zaman şöyle bir cümle kullanıyoruz 'bizi yönetenler' peki biz yönetiliyormuyuz ? Yada bir başbakan ve meclis halkı yönetir mi ? Yoksa bunlar ülkenin ekonomisini siyasetini yani ülkenin gidişatını mı yönetir ? Sanırım yönetilen ülke olmalı biz olmamalıyız!Bizler özgür insanlarız eğer bizler yönetilirsek ozaman özgürlüğümüz yok demektir.Özgür düşünmüyor,özgür hareket etmiyor ve özgürce isteklerimizi ve tavırlarımızı ortaya koyamıyoruz demektir.
Peki biz neden kendimizi yönetilen konumuna sokuyoruz ?
Sanırım bunun altında darbenin ve iktidarların tutumlarının üzerimizde kalan etkisi çıkar.Son örnek olarak elimizde Tayyip erdoğan var.Neredeyse dikdatörlüğe varan bir yönetim.Eleştirme hakkınız yok bırakın eleştirmeyi yönetimin bulaştığı yolsuzlukları bile dillendirme hakkkınız yok ,bir mayısta hakkınızı arama şansınız yok,yapılan bir toplantıda yada bir şekilde yönetime ulaşıp derdinizi anlatma sıkıntılarınızı söyleme şansınız yok,üzerinize bindirilen vergi ve zamlara ses çıkarmıyorsunuz.
Evet işte bu sebepler aslında ülkemizi yönetmesi gereken insanları bizleri yönetir hale getiriyor ve sanırım bizde bunu artık kabulenmişiz yani ortada bir padişahlık var.Bu son dönemde iyice açığa çıktı.

01 Eylül 2008

Dünya Barış Günü

Çocukluk dönemimiz körfez savaşının görüntüleri ile geçmişti gençliğimizde ırak savaşının görüntüleri ile geçiyor derken rusyayıda gördük ve görmedik ama bosnayı öğrendik.Hutuları- tutsileri,hristiyanları-hinduları gördük ve görüyoruz ve öyle geliyor ki göreceğiz.

Bir savaş dünyası,geldik ve yürüyoruz.Yolumuzda ayaklarımıza takılan ne elimize alıp oynayacağımız taşlar nede çatırdatıp zevk alacağımız dallar bizi tökezleten cesetler.Her yanımız ceset!Kimi satırla doğranmış kimi profesyonel uzun menzilli silahlar ile vurulmuş kimi keleş ile kimi bombalar ile.Cesetlerin arasından ilerliyoruz hayata bu ilerleyişte gördüklerimizden sonra hayat bize ne verebilir ki ?İnsanlık denen şey o hayatın içinde kalmışmıdır ? Yoksa ayağıma takılanlardan biride o mudur?

Bir ara sendeleyince gördüm ,epey yol gelmişiz anlaşılan geçen senede görmüştüm,bir cesedin üzerine saplamışlar

flama gibi üzerinden kanlar damlayan bez parçasında "dünya barış günü" yazısını.İleride kutlarım diye koparıp sallandığı rüzgardan, katlayıp cebime koydum.






18 Ağustos 2008

BU TEZGAHTA YAĞMA VAR

Yolsuzluk ve rüşvetleri ile ,gizli hesapları ve anlaşmaları ile ,kaçakçılık ve silah tüccarlıkları ile satarak ve satılarak bizlerin herşeyimizi çaldılar zengin gizli tarikatların ve aşiretlerin vekilleri.

Yüksek enflasyona düşük maaş zamları ve vergi yağmurları ile ceplerimizi boşalttılar.
Baskıları ile isyanımızı çaldılar.Sesimizi çaldılar.Sıkılı yumruklarımızı çaldılar asiliğimizden bize kalan dişlerimizi sıkmak oldu.
Fakirleştirdikleri bizlerden bazılarımızı satın aldıkları tv kanallarında para için maymun yaptılar.Ahlağımızı çaldılar.
Bazılarımız hırsız olduk.Sistem bizi hırsızlığa zorladı.Kapkaççı olduk.Bizi ödüllendirdiler.Serbest bıraktılar.Küçük yaşta hırsız olursan ceza yok dediler.Başımıza hırsız reisler getirdiler.Çetelerin adamları olduk.
Bazılarımız stokçu olduk.Pirinci,mercimeği elimizde tutup satmadık fakir halka biraz daha pahalı satalım diye.
Üniversite hocalarımız yaz okulunu keşfettiler sistem sayesinde.Fakir halkın çocuklarını kasıtlı sınıfta bıraktılar yazın üç beş kuruş kazanmak için.
Sistem bizi kendine benzetti ve o yüzden içine girdiğimiz sisteme başkaldıramaz olduk.Göz yumar olduk herşeye.Geriye kalanlarda oldu sisteme ayak uydurmayan.Ahlaklı ve onurlu ve yoksul bir millet.
ve içimizden bazıları haykırdı kulaklarımıza "yoksulluk tek millettir."
sisteme,yoksulluğa ve kendini satanlara ve üniversite hocalarına ve tv kanallarına rağmen ben döktüm işporta tezgahımdan mallarımı.Yoksul daktilolarda yazılmış kitaplardan aldım şerefi ve onuru ve haysiyeti,ahlağı koydum tezgahıma haydi gelin parayla değil bunlar tezgahta yağma var.Yoksulluk adına,yoksullar adına,Allah aşkına bu tezgahta yağma var.

04 Ağustos 2008

Değirmenci

İçine kapanık bir Anadolu köyünde Emin adında genç bir değirmenci yaşardı.Emin köylünün ekmek ihtiyacını karşılayacak unu yapardı ancak genç olmasına rağmen hafta sonuna ancak yetiştirirdi unu.Köylü halinden şikayetçi değildi tam zamanında Emin yetişir işlerini görürlerdi ama bir gün köye bir misafir geldi.Köyde misafir olmakta kral hayatı gibidir tüm köylü sizi ağırlamak için yarışır adeta sütler,ballar,peynirler yediğiniz önünüzde yemediğiniz ardınızdadır bir kuş sütü eksiktir sofranızda ama o boşluğu da köy ahalisinin tadına doyamadığınız sohbeti tamamlar.Köye gelen bu misafir iki hafta kalır oradaki yaşamı,köylünün uğraşlarını,çocukların oyunlarını,Emininin unu için sıraya girişleri bile öğrenir ve bir akşam toplanmış çay içerlerken Eminin kaşlarını çatarak dinlediği bir fikir atar ortaya ‘Arkadaşlar beni iki hafta yerinizde yurdunuzda ağırladınız,misafir ettiniz sağ olun.Bende sizlere borcumu ödemek isterim burada kaldığım iki hafta içinde gördüm ki hepinizin eşleri,çocukları Eminin değirmeninde öğüttüğü unu almak için sıraya giriyorsunuz,fakat aldığınız un sizin ancak bir haftanızı karşılıyor.Arkadaşlar ben size bu değirmende üç haftanızı karşılayacak unu öğütürüm’ Köylerine gelen misafirin böylesi bir fikir ve teklif ortaya atmasına biraz şaşıran biraz küstahça bulanlar oldu ama ortada birde hayal bulutları dolanıyordu herkes mırıldanır bir halde ‘bir hafta nerde üç hafta nerde’ diye söylenmeye başlamıştı ki yaşlılardan biri ‘ey oğul sen bize üç hafta yetecek un öğüteceğini söylersin peki ama bu işi nasıl becereceksin?Bizi değirmenimizden de etmeyesin.Elimizdekinden de olmayalım’ der.’Hayır amcacığım sizler evlerinizde iken ben değirmeni gezdim dolaştım bence Emin arkadaş biraz aheste çalışıyor ben bu işi yaparım eğer yaparsam da köyünüzden kendime bir küçük ev yapacak kadar arazi isterim sizleri çok sevdim aranızda olmak isterim’ Köy halkı birbirine bakınırken muhtar pekala dedi ve anlaşmayı yapmış oldu.Yabancı misafir ilk günden değirmene yerleşti ve ununu öğütmeye başladı Emin ise köylünün onu iki çuval una satmasına içerlemiş ama ona muhtaç kalacaklarından emin bir şekilde beklemeye başladı.Hafta sonu geldi ve köy ahalisi unlarını almaya geldiler herkes daha önce aldığının üç katı un alıp evine geri döndü gel gelelim bu un kimseye yar olmadı köylü ne ekmek yapabildi nede başka bir şey unların içi taş kırıntılarıyla doluydu resmen kum gibi olmuş ve unla karışmıştı köylü üzgün,sinirle toplandı değirmen başına yabancı şaşkın Emin ise buruk ve bir o kadar kin doluydu önce köylüsüne döndü ‘İşte gördünüz iki kaşık azık için komşunuzu arkadaşınızı düşünmeden sattınız karşılığında aç kaldınız üstelik bana da muhtaç kaldınız ‘ Köylünün başı öne eğildi.Emin yabancıya döndü bu sefer ‘hey oğul biz bu toprakta büyüdük buranın buğdayını da biz biliriz taşını da,bu topraktan yer almak için kalp kırıp hile yaparsan saygınlığından da olursun sevgimizden de.İşte beni atıp değirmenin başına geçtin ama bir hafta un değil taş öğüttün ,sen o değirmenden neden az un çıkar bilirmisin? İki saat un öğütürsen iki saatte değirmen taşını cilalaman gerekir yoksa taş parçalanır ununa karışır.Un öğütemedin ama değirmenin sırrını öğrendin sen şimdi git kendi memleketine iki saat geziyorsan iki saatte insanlığı düşün,emek nedir,sevgi nedir saygı nedir adet nedir görenek nedir yol yordam nedir bunları düşün bunları öğren.iki saat gözünü çalıştır iki saat kalbini cilala yoksa bu hayatta daha çok taş öğütürsün’

31 Temmuz 2008

Gaste Çalışanları Şikayetçi

İstanbulda yaşayanlar bilirler istanbul dışındakilerde aracılığım ile öğrenmiş olsunlar istanbulda hergün bedava gazete dağıtılıyor adı Gaste.Halkın ve araba trafiğinin yoğun olduğu yerlerde gaste çalışanları elinize,yada arabanıza gazetenizi getiriyorlar.
Bu faaliyet ilk başladığında gaste çalışanlarının genelini üniversite öğrencileri oluşturuyordu.Aylık 600ytl maaş vardı yanlış hatırlamıyorsam.İşiniz 2..3 saat gazete dağıtmak sonra serbestsiniz.Ancak ilerleyen zamanda maaşlar düşmüş şu anda 200 lü bir rakam.Sanırım firma değişmiş sorun buymuş.Ancak daha büyük bir sorun var ki o da şu; Gaste çalışanları maaşlarını alamıyorlar.Geçen hafta bir grup gaste çalışanı maaşlarını alamadıkları için gazeteleri dağıtmadılar sonra yetkililer gelip söz vermişler ve sonraki hafta maaşlarını ödemişler ancak ödedikleri maaş 2 ay öncesine ait yani çalışanların hala içeride bir aylığı yatıyormuş

30 Temmuz 2008

Mail Yoluyla Terör

email adresime bir mail gelmiş.Dikkat ! diyor açtım kadıköy,taksim,florya ve eminönüne gitmeyin tekrar terör acısı yaşamayalım bu bilgi sağlam bir kaynaktan geldi diyor ve çok kişiye yollanmış.Birde bende birilerine yollamalıymışım neden ? Terör acısı yaşamayalım vay anasını millet istahbarat olmuş terör saldırıları nerden gelecek biliyorlar yada millet terörrün içinde yaygara yapıyor maksat reklam olsun yada millet salaklaşmış.
Böyle bir mail olabilir mi ? birde ben bunu millete yollayacakmışım.Bunu hangi psikoloji ve hangi akılla ciddiye alabilirim ? Bana bunu yollayan arkadaşa sövsem acaba anlar mı ? Bana bunu yolladığına göre kendisi bu maili ciddiye almış allah muhafaza ya başkalarıda ciddiye alırsa ? Asıl terör bu olmaz mı ? Ortada hiç bir şey yokken milletin beynine paslı çivilerle terör korkusu salmak asıl terör olmaz mı ? Yolda tedirgin yürümelerine neden olmak terörün amacı değil mi ?
EY ELİNİN ALTINDA TEKNOLOJİ OLAN AMA AKLI KIT OLAN İNSANLAR BU MAİLLERE İNANMAYIN VE İNANDIRMAYA ÇALIŞMAYIN !!!

Akp Kapatılmadı

30 Temmuz akşamı yani bugün anayasa mahkemesinin yaptığı açıklamada mahkeme sonucunun AKP nin kapatılmaması kararı çıktığını belirtti.6 üyenin kapatılsın 4 üyenin hazine yardımı kesilsin ve 1 üyenin red oyu ile akp kapatılmadı hazine yardımı yarıya düştü.
Peki akp bundan ders çıkartırmı? Hayır hiç sanmıyorum.Hazine yardımı yarıya düştü bunun ceremesini bakalım kimler çekecek.

29 Temmuz 2008

Key Odemeleri

Bir süredir Key ödemelerinin sorgulaması için hazırlanan web sayfası açılmıyordu ancak bugün sayfa tekrar hayata dönmüş.Key ödeme bilginizi sorgulamak için:
http://www.keyodemeleri.com/ adresine tıklayın.

28 Temmuz 2008

Bağımsızlar Ülkesi

Şu son dönem gazete reklamlarına,eleştiri programlarının reklamlarına,tv reklamlarına bakıyorum hatta yazar,sunucu,eleştirmen reklamlarına vs.
Her reklamın sloganı aynı "tarafsız" "bağımsız" "tek başına" evet herkes tarafsızlığını,bağımsızlığını ön plana çıkarma derdinde.Çünkü öyle adam kayırmalar öyle dayı yiğen ilişkileri gördük ki son yıllarda artık bağımsız,tarafsız birinin adamı olmama herkesin kendini pazarlama yöntemi olmaya başladı.Yani yazar kendini çok iyi edebiyatçı,tarihçi diye yada eleştirmenler prof.bilgili entellektüel diye değil tarafsız diye pazarlıyor herkes tek olduğunu ispatlama derdinde.Her zaman adam kayırmalar gizli bağlar birilerinin adamı olma vardı.Her zaman birileri kendinin tarafsız olduğunu söylüyordu ama eskiden gerçekten tarafsız olanlar bağımsız olanlar bunu ispatlıyorlardı yada bunu ağızlarından düşürmüyorlardı çünkü tarafsız olma bağımsız olma birilerinin arkanızda ve sizin birilerinin arkasında olmamanız önemliydi ama şimdi herkes yani alakasız adamlar tutup tarafsızlıktan bağımsızlıktan bahsediyor.
Boynunda tasmanla tarafsızım bağımsızım desen ne yazar_?Ben tasmanı gören gözüme mi inanayım,bağımsızım naranı duyan kulağıma mı?

Teröre Lanet


Masum Halka Saldıran Hiç Bir İdeoloji Samimi Olamaz.
Güngörende 27 Temmuz akşamı 13 masum insanımızın hayatını kaybettiği ve 70 masum insanımızın yaralandığı bombalı bir terör eylemi gerçekleştirildi.

24 Temmuz 2008

Tabiatın çocukları

Hapishanelerde en çok horlanan ve ayrı tutulan suçlulardan bir kısmı hırsızlardır.Hırsızlık tarihimiz boyunca hem ahlaken en utanç verici ve yüz kızartıcı hem de dini yönden kötü,ağır bir suç olarak görüldü.Hiç birimiz hırsızları sevmeyiz hırsızlarla arkadaşlık kurmayız.Peki hayatında hiç hırsızlık yapmamış olanınız var mı ? Hiç mi bir bahçeden,tarladan,parktan çiçek çalmadınız? Hiç bu yönüyle bakmadınız değil mi ? beklide şimdi bazılarınız ne alakası var o hırsızlık mı diyorsunuz.Evet bu hırsızlık ama o çiçekler öyle güzeldir ki bizlerin aklımızı öylesine başımızdan alır ki ne hırsızlık gelir aklımıza nede toplum bunu tıpkı annesinin yaptığı pastadan gizlice bir dilim aşıran çocuk gibi yaparız çiçekler Allahındır biz ondan çalarız.Onun yaptığı onun yarattığı bizi öyle büyüler öyle cezb eder ki sessizce yaklaşır ve bir dilim aşk aşırırız bahçesinden.Aşk doğayla canlanır aşkımızı ayağa kaldıran Allaha ve sevgilimize ve annemize ve insanlara sevgiyle aşkla bakmamızı doğanın büyüsüne borçluyuz.Hepimizin dertleştiği sevgisini paylaştığı yanında huzur bulduğu bir doğa parçası vardır deniz,orman yada saksıdaki,bahçedeki çiçekler.Biz tabiatın çocuklarıyız,biz sevgilimizle sinemaya gitmekten çok deniz kenarına gitmeyi severiz.Dalgaların sesinde dinleniriz ormanlarda koşarız,çoşarız.Sonbaharda hüzünleniriz.Yağmurlu günlerde sıkılırız belki ağlarız.Ama şimdi biz büyük şehirlerin çocukları her yanımız binalar ile dolu çiçeklerimiz ve ormanlarımız yok deniz kenarına gitmek istiyorsunuz kafeler,yalılar,üniversiteler kulağımıza gelecek dalga sesleri yok etrafımızda tabiat yok bir insan ve taş yığını aşkımızı ayağa kaldıracak hiçbir şey göremiyoruz ve işte bu yüzden olsa gerek uzunca sevecek sevgililerimiz olmuyor.Bir sohbette dinlemiştim şimdiki gençler şişli otobüsünde aşık oluyor taksimde evleniyor unkapanında boşanıyor diyor hocanın biri.Çokta doğru artık sevginin süresi kısa çünkü sevgiyi bize öğretecek tabiatı aldınız elimizden.İşte istanbulun Beşiktaş sahili geçen haftalarda gittim eskiden bir park vardı çocukken gittiğimiz parkın yerinde yeller esiyor sahile deniz otobüsü terminali kurulmuş denizi göremiyorsunuz hemen arkada oturacak yeriniz yok çünkü üniversite var biraz yan tarafta kafeler var tabi kafede bir çay içtikten sonra gelen hesapla hay aşkınında tabiatının da diye sövmeniz mümkün geriye tek bir yer kalmış denizi seyredebileceğim kayaların arasından pisliklerin aktığı küçük bir alan bırakmışlar.Evet artık aşkınızı Beşiktaş sahilinde ayağa kaldırmak için size lağım kayalıklarını bırakmışlar.Şimdi yine bir sohbete katılsam söylerdim hoca efendiye “hocam lağımda ayağa kalkan aşk iki durak sonra aşağı iner.”

19 Temmuz 2008

Tersaneler,Ölümler ve Çözemediğimiz düğümler

Son zamanlarda gündeme tersanelerde ölen işçiler geldi ve tersanelere baskı yapılmaya başlandı.Benim aklıma gelense bunun neden yapıldığı?
Tersanelerde işçi ölümleri yeni başlamadı tıpkı gemilerde ki gibi!Henüz gemilere sıra gelmedi gelirmi orasıda mechul.Eski püskü dökülen gemilerimizde yaralanan ölen denizciler ekranlarımıza taşınmadı.Hatta bunlardan haberimiz bile yok.Peki tersaneler ne olduda geldi?
Tersane sahipleri birilerine zıt mı gitti?bunları merak ediyorum.Bilen varsa yazsın

Bu arada ek bir bilgi öğrendiğime göre tersanelerde bir takım mafya vari örgütler varmış.İşçiler kafasına göre gidip işe başlayamıyor sanırım bunları kendi bünyesine çeken bir takım adamlar var.Öyle ki ölümlerin sadece kazalar ile olmadığını söyleyenleri bile duydum!!!

15 Temmuz 2008

Nihat Genc'in Taraf Gazetesi yazarı emre usluya cevabı

Taraf Gazetesi"nin 12 Temmuz Cumartesi günkü nüsnasında yazar Emre Uslu, Nihat Genç kına yaksın, görüştüğü İBDA-C üç polisi şehit etti, başlıklı bir yazı yazarak, ben Nihat Genç"i El Kaide"nin ve İBDA-C"nin Üstadı olarak tarif edip suçlamış. Ve bana bir kaç deli saçması soru sormuş. Cevaplıyorum. Olay şudur, Baran adlı bir dergi benimle ropörtaj yaptı, ki, benimle olduğu gibi onlarca-yüzlerce aydınla yaptı, sanırım Haşmet Babaoğlu ve Erol Manisalı, Mehmet Bekaroğlu gibi isimlerle de yapıldığını hatırlıyorum. Ben de cevap olarak, ne olmuş yani, biz şiddete karşı hayatı duruşu açıklıkla ortada insanlarız, bize onlarca dergi gelir ve ropörtaj yaparız, diye cevap verdik. Ama şimdi sayın Emre Uslu işi daha da ileri götürüp, beni El-Kaide"nin ve İBDA-C"nin üstadı, fikir babası, lideri gibi takdim ederek sorular soruyor, peki Nihat Genç, Baran Dergisi"yle ve orada çalışanlarla irtibatın nedir, ne zaman, nerede görüştün... vesaire saçmalıklarla sürüyor.Cevap veriyorum, sıkı dinleyin, ben yazar olarak günümün akşam vakitlerini onyıllar boyunca ya kahvede ya da edebiyat mahfili diyebileceğimiz mekanlarda geçiririm. Onyıllar boyu en sıkca gittiğim mekan ise, bugünkü adı Vadi Yayınları olan yayınevidir ve orada inanılmaz güzel insanlar tanırım. Size verdiğim cevapta "islamcı mahfillerden" tanırım demiştim, beni de gelip bu mahfillerden bulurlar deyip kısa kesmiştim, ama işin aslını öğrenmek için ikinci detaylı bir soru sordunuz, cevabı budur, Vadi Yayınları beni arayanın bulduğu görüştüğü ve tanıdığı bir mekandır. Beni de bu mekanlardan buldular ve ropörtaj yaptılar. Vadi Yayınları çok entellektüel insanın sıkca uğradığı bir yerdir, mesela İçişleri Bakanı"yla hayatımda bir kez tanışmak fırsatını bu mekanda geçen yıllarda bulmuştum, mesela, Cumhurbaşkanlığı Sekreteri Mustafa İsev ve Kültür Bakanımız Ertuğrul Günay"la da bu mekanda tartışmalarımız konuşmalarımız çok olmuştur, ayrıca, Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık"ın birçok danışmanı bu mekanın müdavimidir ve bir zamanlar arkadaşlarımdı. Şimdi bunları böyle söylemek zorunda olmak ne kadar acı birşey, bir zamanlar uzun uzun çay kahve içip fikir felsefe tartışığın insanları ihbar ediyor ispiyon ediyor gibi ifadeler.. Ama ne yapabilirim, bana nerde nasıl görüştüğümü sordunuz, bundan başka cevabı yok ki.. Bizi tanımak isteyenler, buluşmak konuşmak görüşmek isteyenler on yıllar boyu bizi bu ve benzeri mekanlarda tanır telefonumuzu ve randevu alır. Ama sizler çıldırmışsınız. Trabzon"da Ogün Samast olayı olduğunda Habertürk"ün rahmetli sahibi Ufuk Güldemir cinayetin işlendiği o gün beni Hrant"ı öldüren çetenin lideri olduğumu söyleyen bir yazı yazmıştı ve bu yazı hem bende hem de Trabzon"da infial yaratmış ve TV"den izledim o günkü Trabzon valisi ve gazeteciler cemiyeti başkanı Ufuk Güldemir"e çok sert cevap vermişti. Şimdi de benim ismimi yazdığınız yere bakın, irtibatlandırmak, ilişkilendirmek için uydurduğunuz şeylere bakın. Hepinizin şerrinden Allah"a sığınıyorum. Bu kadar vahşi ve cinnet geçirmiş iftiralar atıp kendinizi rezil etmenize hiç sebep yok, polis aylardır telefonumuzu dinliyor, polis bizim nerde hangi saat kiminle nasıl ilişki kurduğumuzu gayet iyi biliyor. Bu sıcak günlerin fırtınası geçer ve bu suçlama gözdağı gestopa engizisyon fırtınasından geriye sadece sizin akıl almaz iftiracı yazılarınız kalır. Bunlar gazete yazılarıdır, silemezsiniz, yok edemezsiniz.. Unutmadan, daha önce de Murat Belge ve Ahmet İnsel tescilli faşist diye imasını Radikal Gazetesi"nde yapıp sonra da Rıdvan Akar Birgün Gazetesi"nde benim katil olduğumu Samsun"da bir solcuyu öldürdüğüm iftirasını atmıştı. Bakın o olaylar da geçti ve iftiralarıyla başbaşa kaldılar.Rezil oldular. Sizinle aynı dünya görüşünü paylaşmıyorum diye bu kadar kudurmuş iftiralara sarılmanız gerekmez. Ayrıca, kimin demokrat olup olmadığına Soros ve Gazeteniz karar veremez. Nerdeyse bizi Guentemala Amerikan Üssü"ne göndereceksiniz.. Beni tanımak isteyenler benim yazılarımı okur ya da kitaplarımı ya da konuşmalarımı, ama hayretle görüyorum ki, bana tüm bu iftiraları yapanlar yazılarımı, konuşmalarımı ve kitaplarımı asla okumadan ve bu fikir ve düşünceler üzerinden asla konuşmayarak, beni ısrarla bir terör çete bağlantısının içine kahpece sokmaya çalışıyorlar. Şerrinizden Allah"a sığınırım. Ve insan gestopaların engizisyon mahkemelerinin karalamaların cadı avlarının tuzağı içine çekilmeye çalıştığı böyle günlerde, kendiyle şöyle konuşur, Zaman Her Şeye Kadirdir. Rezil ve insanlık suçu iftiralarınızı hiçbir okyanus hiçbir yağmur sel yıkayamaz. Birgün bu suçlamalarınızı yüzünüze karşı söyleyip sizlerden teker teker hesap sorma sırasını hukuk ve demokrasi inşallah bizlere de verir. Şimdi ben de size bir soru sormak istiyorum, siz nasıl bir demokrasiye özgürlüğe inanıyorsunuz ki, bu kadar deli saçması irtibatları zihniniz kurmaya çalışıyor.. Niçin zihniniz suçlamalarla insanlık dışı iftiralarla dolu ve zincirlerinden boşalmış gibi sütunlarınıza döküyorsunuz. Bunun cevabını ben biliyorum, sizler, demokrasi ve özgürlüklere asla inanmıyor, ajanlı Soroslu işbirlikçi tezgahların hareket planlarına ya çalışıyorsunuz ya kuklaları oluyorsunuz. İnsanlık, demokrasi ve özgürlüklerle birgün tanışacaksa, bu asla Amerikanın ajanları nükleer bombaları ve vakıfları ve onların işbirlikçileriyle olmayacak. İnsanlık ve demokrasi birgün özgürlüklerle tanışacaksa, bu temiz samimi çalışkan insanların kitap düşünce felsefe ve eleştirel tartışmalarıyla yavaş yavaş olacak. Ama en çok eleştiriyle.. Eleştiri sahibi olabilmek için bağımsız bir yazar olabilmelisiniz, bir mahfilin bir partinin bir örgütün bir ne idüğü şaibeli vakıfların adamı ya da kuklası asla olmamalısınız. Amerikan"ın nükleer bombalarından ve ajanlarından ve paralarından ve ayarttığı adam ve kurumlardan daha güçlü olan kelimelerdir. Kelimeleri istediğiniz gibi eğip bükemezsiniz. Kelimeler bağımsız yazarların ayetleridir. Ülkenize ve insanlığa hizmet etmek istiyorsanız, provakasyon tertiplerinin şebeği kölesi değil, Şekspirler"in Mevlanalar"ın eserlerine sığının. Amerikan"ın nükleer bombaları ve paralarından ve ajanlarından daha güçlü olan tek şey İnsan"dır. İnsan olmaya çalışırsak bütün tertiplerin bombaların provakasyonların üstesinden gelebiliriz. Ama insanlık bombaların gücüne inanıp silahların tarafına geçerse, işte Nazi Almanyası işte Engizisyon Mahkemeleri, işte Bosna, Çeçen Savaşı işte Irak Savaşı gibi insanlıktan çıktığımız utanç dolu günler yaşarız, ki, bu akılalmaz iftiralar ve suçlamalarla Türkiye"yi sürüklemek istediğiniz yer de bu gözü dönmüş gaddarlığın hakim olması..
NİHAT GENÇ 12.07.2008

Nihat Genc gibi bir aydını hedef gösterenleri kınıyoruz.

11 Temmuz 2008

Ergenekon haberi yapan basın ?

Yine mi aynı konu diyenleriniz olabilir tabi ama bizim penceremizi ergenekon örttü arkadaşlar ben gökyüzünü göremiyorum o yüzden konularımda bunun dışına çıkamıyor.Ergenekon kapsamında göz altına alınan ve tutuklanan açık istihbarat sitesi yazarı Behiç Gürcihan'ın babası Ali İhsan Gürcihan'ın konu ile ilgili yazdığı yazısını okuyordum.kendisi şöyle demiş aynen;

Bu süreçte usul geregi,bizler oglumuz hakkinda hiçbir bilgi dahi edinemez iken , özellikle tarikat ve cemaat görüslü basin yayin organlarinin,gözaltina alinma isleminin hemen akabinde yazdiklari gerçek disi bilgiler ve iki gün boyunca isin basindan itibaren tutuklandigina dair verdikleri haberler bizleri rahatsiz edici oldugu kadar da düsündürücü bir durumdur.
Yasa geregi,bize her türlü kapilarin kapandigi bir ortamda, Güvenlik Güçlerimizin ve Savciligin bu bilgileri basina da vermeyecegini hiç tereddütsüz kabul ediyoruz.
Gizliligin ihlal edilmemesine ragmen , özellikle tarikatçi ve cemaatçi basinin ürettigi haber ve senaryolarla haksiz bir saldiriya ugradigimizi ve kendi taraftarlari adina da Yargi üzerinde maksatli bir sekilde kamuoyu baskisi kurulmaya çalisildigini gözlemledim. Bu güven ve cesareti nereden aldiklarinin yetkililer tarafindan tespit edilip ortaya konacagina ve bu haksiz uygulama konusunda bizlerin özgürlügü adina savcilarimizin geregini yapacagina da inaniyorum.



Ben bu yazıyı okurken hemen denizler geldi aklıma Deniz Gezmişler onların tutuklanışı ve sonrası.Ne olmuştu o zaman ? Darağacında üç fidan kitabından aynen alıyorum



21 ve 22 ekim 1971 günlerinde Türkiye radyoları,izmir sıkıyönetim komutanlığının 26 sayılı bildirisini tekrarlıyordu.DAVANIN SÜRMEKTE OLDUĞU BİR SIRADA YAYINLANAN BU BİLDİRİDE 'VERİLMİŞ KARARLARIN İNFAZ İŞLEMİNE BAŞLAYACAĞI ŞU GÜNLER DENİYORDU'.

(BURAYA DİKKAT) MAHKEME HABERLERİNE SANSÜR UYGULANIYORDU OYSA DAVAYI TERS YÖNDE ETKİ ALTINDA BIRAKACAK HER TÜRLÜ HABER VE YAYIN SAĞ BASINDA YER ALIYORDU.



Bir önceki yazımda da demiştim bunlar bize geçmişi yaşatıyorlar.Bunlar başka şeyleri örnek alıyorlar.Bunların niyeti başka temizeller falan yalan bunlraın eli pis !!!

10 Temmuz 2008

Ergenekon (Hepinizin ....yım)

Sakınan göze çöp batarmış hep 80 öncesinden bahsederken aman allah o günleri yaşatmasın halkımıza tekrar dedik.Halkımız o acıları bir daha yaşamasın diye çokça acılar sefaletler çekti çekiyor ama o dönemlerden haz alan siyasiler o günleri geri getiriyor kendi krallıklarını tekrar inşa ediyorlar 80 öncesine mi gidiyoruz daha gerisine mi bilmem ama bir krallık bir sultanlık inşa ediliyor.
İşi gücü ticaret olan bir iş adamı evinden alınıp hapse atılıyor ve bir yıl sonra dışarıya tanınmayacak halde çıkıyor.Karısı kendisini ziyarete gittiği zaman memurlar soruyorlar görmek istediğine eminmisin ?Karısı o güne dair şunu söylüyor 'tanıyamadım' ve bu insanı rezil bir biçimde dişarıya atıyorsunuz üstü başı perişan halde.
Biz bu olayları hatıratlarda okuduk hapishane,hücre,psikolojik baskı,işkence,ölüm,dayak,göz altı,göz altında kaybolma,emniyet,siyasi şube,babacan tavırlı ağızdan laf alan polisler,zevk için idam şakası yapılan suçsuz insanlar,dar ağaçları,hapiste çürümeler.Biz bunları hatıratlarda okuduk ve öyle böyle değil ağlayarak içimiz sızlayarak lanet okuyarak kahrolsun diyerek okuduk ,okurken bizde işkenceler gördük.
Ama şimdi hatıratlara geçecek günler yaşıyoruz.Bir dikdatörlük.İnsanların telefonları dinlenip içeri alınıyorlar ve neden sen bu adama küfrettin diye soruyorlar.Şu soruya bakın neden küfrettin ?İşkenceler görüyoruz,hapse atılmadık ama o çok korktuğumuz tekrarı olmasın diye sefaletler çektiğimiz 80 öncesi günler geliyor korkularını yaşatarak bizlere işkence ediyorlar.Başımızda bir faşist dikdatörlük şehirlerimizde bombalar saldırılar ölümler gazeteciler hapislerde yazarlarımız ekranlarda çaresizlikten konuşamaz haldeler.
İşte Nihat Genc tüm bu olaylar başlamadan önce bu günleri görmüş ve uyarmıştı'bu olaylara alet olmayın' ama oldular.Şimdi Nihat Genc ekrana çıktığında hepimizin çarezliğini anlatıyor dinleniyoruz ,hepimiz zapturat altındayız diyor,hepimizin evine gece yarısı gestapolar girdi diyor.
İşte Erol mütercimler 4 gün göz altı süresini anlatıyor.Kendimi çırılçıplak hissettim diyor.Korkudan bayılanlar oldu diyor.Şaşkınlık içerisinde kelimeleri toparlayamıyor ifadeler beklemeler korkular ve belki tekrar alınırım diye bir bekleyiş.Ben oradan çıkamam hesapları yapıyor ölüm çıkar hapishaneden diyor.
Hepimiz korkuyoruz yazarlarımızın,askerlerimizin telefonları dinleniyor ve soruluyor neden küfrettin.Hepimiz korkuyoruz 80 öncesine dönmek istemiyoruz korkumuz bu başka bir şey değil

06 Temmuz 2008

YAZDINDA ALINTI DESEYDİN KEŞKE

Nette can sıkıntısından ne yaptığımı bilmez dolanırken benim hikayelerden birini aratmaya karar verdim Dağdeviren isimli Hikayemi arattım kafadan karşıma bir site çıktı tıkladım baktım iyi güzel benim hikayeyi almışlar yazmışlarda yahu insan bir kaynak gösterir dimi hiç birşey yaomıyorsan alıntıdır de be kardeşim o hikayede benim hakkım var emeğim var değil mi _?

www.tapan.biz sitesinde EFEHAN Yarbay isimli arkadaş yazmış hikayeyi

Ünlü Gaflarından (Seda Sayan)

Uzun süredir yazmamamın sebebi Gündemde ergenekon denen safsatadan başka bir şey olmayışıdır.Aklımızı,fikrimizi,duygularımızı kitlediler.
Sevgi üzerine Yazayım diyorum yok işin ucunu başka yerlere çekiyorum,hikaye diyorum yok olmuyor bende bir süre bıraktım ama birde hit olayı var :) düşüyorum :D derken bir haber takıldı gözüme belki sizlerde okumuşsunuzdur.msn com dan link veriyor yanlış haıtrlamıyorsam milliyet habere.Haber ünlülerin canlı yayın gafları ama ben en bombasını buraya alıntı yapıyorum


NE İŞ YAPIYON LAN MUSTAFA?

Seda Sayan: Bir sabah elleri belinde programını sunuyor. O sırada bir canlı bağlantı olur ve Sayan sorar:

Alooooo kiminle göröşüyoruz.

- Ben Mustafa,

Naber lan Mustafa. Nerden arıyosun bizi?

- Şişli'den. Ne iş yapıyon lan Mustafa.

- Belediye başkanıyım!!! (Mustafa Sarıgül)
Şu şımarıklığa bakın herhalde sonrasında özür dilemiştir.Peki o telefondaki sarıgül değilde vatandaş muftafa olsaydı? Ozaman sedanın Lan Mustafası gayet normal olacaktı değil mi?
Bu ünlü takımı kendini çok üst sınıf görmeye başladı.Bizlerin yorumlarını okumuyorlardır tabi ama biri kalkıp bunlara siz bu halkı nasıl böyle hor görürsünüz dese hemen eğilip bükülüp halkım benim canımdır ayaklarına yatarlar.Ama BİRİNİNDE BUNLARA ÇIKIP SİZ BU HALKI NASIL HOR GÖRÜRSÜNÜZ DEME VAKTİ GELDİDE GEÇİYOR

03 Temmuz 2008

Zam

Elektiriğe yediğimiz Zamdan sonra şimdide SSK muaynelerine yüzde yüz zam geldi.Aklımda başka bir şey yok ama doğal gazada mı zam gelmişti ? geçen aylarda bir de suya zam gelmişti değil mi ? He bir de önce istanbulda yaşayanlar için özel sonra Tüm Türkiyeye akaryakıt zammı vardı.
Oluşan açıkları bizden toparlıyorlar.O açıklar nasıl oluşuyor BİLİYORSUNUZ

Anamızı ağlattınız artık sabır kapılarını zorluyorsunuz.Asgari ücret açlık sınırının altında emekliyken çalışandan ödenek kesiyorsunuz bir evi geçindirmek için en az üç yada dört kişinin çalışması lazım birde Allah diyorsunuz kitap diyorsunuz hak adalet diyorsunuz sizin ne allahınız ne demokrasiniz var nede başka birşeyiniz.
Siz Atatürkü sevmiyorsunuz Siz Atatürke Tapıyorsunuz AMA ŞU KAĞIT ÜSTÜNDE Ki RESMİNE tek düşündüğünüz bu her türlü dalavera sizde her türlü ihale üçkağıdı sizde o koltuktan indiğiniz zaman bu ülkede barınamayacağınızı biliyorsunuz o yüzden inmemek için elinizden geleni yapıyorsunuz.
Elimizden gelen bir şey yok kimi zaman sövüyoruz sövüyoruz .
Kimi zaman lanetliyoruz lanetliyoruz başka ne yapabiliriz.

26 Haziran 2008

Kene ve Kuş Gribi gibi Saldırılara Karşı Türk Devleti Önlem Almalı

İlk önce herşey üst üste ölümlerin ortaya çıkması ile başladı.Nedeni anlaşılamayan ölümlere yol açan virüsün kanatlı hayvanlardan bulaştığı ortaya çıkınca karantina bölgeleri ilan edildi binlerce kanatlı hayvan öldürüldü,kireçlerle gömüldü ve onlarca insanımız vefat etti.

Aradan zaman geçti unuttuk kuşların gribini zaten ölümlerde azaldı ve bitti.Derken sebebi belli olmayan ölümler yeniden hortladı bir iki derken bir süre sonra hastalığın adı kondu kırım bilmem ne ... hastalığın tarihçesi bile yayınlandı yani bize bakın bu yeni çıkmadı zaten vardı şimdi işte bilmem ne sebepten yeniden hortladı diyorlar hadi ya !!!
Hangi ülkedir yada ülke değildir kimdir nedir bilemem ama üzerimize saldırılar yapılıyor virüslü hayvanlarla insanlarımız öldürülüyor ( Kene aşısı çıktı 5 yıl düzenli o aşıyı olacakmışız kene ısırmayacakmış peki ne olacak ? o İlaç vucudumuzda nelere yol acacak ? )
Türk devleti halkına yapılan bu saldırılara karşı en yakın zamanda bir taktik geliştirmelidir.Sınır tutan askerimiz var ama birde Bilim adamlarına ihtiyacımız var gibi görünüyor !!!

Kene olayının bir saldırı olduğunun ispatı :http://gunluk-yorum.blogspot.com/2008/06/keneler-ieler-iinde-ormanlarimizda.html

Almanya Türkiye Maçı Dakika Dakika

  • HAKEM: Massimo Busacca
  • SAAT: 21:45
  • STAT: St Jakob Park
  • ALMANYA
  • 1- Lehmann 3- Friedrich 6- Rolfes 17- Mertesacker 21 Metzelder 16- Lahm 15- Hitzlsperger 13- Ballack 7- Schweinsteiger 20- Podolski 11- Klose
  • TÜRKİYE
  • Rüştü Reçber, Sarbi Sarıoğlu, Gökhan Zan, Mehmet Topal, Hakan Balta, Kazım Kazım, Hamit Altıntop, Aurelio, Ayhan, Uğur Boral, Semih
  • YEDEKLERİMİZ, TOLGA, TÜMER, GÖKDENİZ, MEVLÜT, EMRE BELÖZOĞLU
  • Millilerimiz maçın yapılacağı St Jakop Park Stadı'na girdi. Az önce kaptanlık bandını takan Tuncay Şanlı'nın yanında getirdiği Mehter Marşı eşliğinde Millilerimiz sahaya çıkarak ısınma hareketlerini yaptı.
  • Takımlar sahaya çıktı. Stadda Alman seyirciler çoğunlukta. Türk seyircilerin ise coşkusu dikkat çekiyor.
  • Dk. 1' Ve tarihi maça Almanya başladı. BAŞARILAR TÜRKİYE..
  • Dk. 1' Maça Millilerimiz defansif bir anlayışla başladı..
  • Dk. 2 Millilerimiz özellikle orta sahada çok adamla pres yaparak, Almanlar'ın oyun kurmasına izin vermek istemiyor..
  • Dk. 3' Karşılaşma düşük tempoda başladı. Her iki takım da birbirini tartan bir görüntü çiziyor..
  • Dk. 5' Mücadelede 5 dakika geride kaldı ve henüz iki kalede de bir pozisyon yaşanmadı..
  • Dk. 6' Soldan çizgiye kadar inen Uğur'un yaptığı ortaya Kazım'dan önce Metzelder ayak koydu..
  • Dk. 7' Aurelio'nun Alman savunmasının arkasına attığı uzun pası Kazım'dan önce Mertesacker kafasıyla kesti..
  • Dk. 7' Topla dripling yapan Kazım'ın uzak mesafeli şut denemesi kaleci Lehmann'da kaldı.
  • Dk. 8' Lahm'ın büyük hatasını iyi değerlendiren ve topu rakibinden kapan Hamit'in pas denemesi kaleci Lehmann'dan döndü. Alman savunması bu pozisyonu uzaklaştırdı..
  • Dk. 9' Millilerimiz sakin oyun anlayışıyla, Almanya'ya nazaran daha etkili bir görüntü çiziyor..
  • Dk. 10' Şık hareketlerle sağ kanada inmek isteyen Kazım, savunmaya takıldı..
  • Dk. 11' Orta sahada kaptığı topla soldan çok hızlı gelen Uğur'un Semih'e doğru yapmak istediği ortayı Alman savunması uzaklaştırdı
  • Dk. 13' Almanya savunmasının uyuduğu anda topu ceza shası içinde kontrol eden Ayhan, pasını geriden gelen Kazım'a çıkardı. Başarılı oyuncunun sert şutu üst direkten geri geldi..
  • Dk. 14' Bu pozisyonun devamında Uğur'un soldan yaptığı ortaya ön direğe hareketlenen Semih'ten önce Mertesacker ayak koydu ve topu kornere gönderdi..
  • Dk. 15' Millilerimiz ilk 15 dakikalık bölümdeki pozitif oyunuyla göze çarpıyor ve gol tehlikeleri yaratıyor. Almanya ise daha kalemize gelemedi..
  • Dk. 16' Hiztlsperger'in araka direğe doğru kullandığı serbest atıştan gelen topu Rüştü kontrol etti..
  • Dk. 17' Lahm'ın soldan sağ ayağıyla yaptığı ortada Mehmet Topal'dan seken top ceza sahamız içinde küçük bir karambol yaratırkeni Mehmet Topal son anda topu kornere gönderdi..
  • Dk. 18' Kornerden gelen ortayı Rüştü riske girmeden çift yumrukla uzaklaştırdı..
  • Dk. 22' Uğur Boral (Türkiye)Dk. 20' Savunmamızın arkasına koşu yapan Klose'ye atılan uzun pası, araya zamanında giren Gökhan kontrolü altına altı ve ileriye gönderdi..
  • Dk. 22' VE GOOOOOOOOOLLLLLLLLLLLLLL.. Golün adı Uğur Boral... Sağ kanattan Sabri'nin yaptığı ortaya ceza sahası içindeki Kazım'ın yatarak vuruşunda top üst direkten geri geldi. Üzerine gelen topu Lehmann'ın bacak arasından ağlara gönderen Uğur Millilerimiz'i 1-0 öne geçirdi..
  • Dk. 25' Aurelio, Kazım'ın pasını bekletmeden ceza sahasının hemen dışındaki Semih'e bıraktı. Semih'in vuruşu Metzelder'in müdahalesiyle kornere gitti..
  • Dk. 26' Bastian Schweinsteiger (Almanya)
  • Dk. 26' Maalesef Almanya ilk atağında golü buldu.. Soldan harketlenen Podolski'nin Sabri'ye rağmen yaptığı ortaya içeriye koşu yapan Schweinsteiger ayak koydu ve Almanlar beraberliği sağladı..
  • Dk. 29' Golün moraliyle Almanya topla daha çok oynamaya başladı
  • Dk. 29' Alamanya savunmasının arkasına atılan uzun pasa harketlenen Sabri'nin sağ kanattan yaptığı ortaya Semih kafayı vurdu, top Lehmann'da kaldı..
  • Dk. 30' Soldan ceza sahamıza giren Klose şık bir harketle Mehmet Topal'dan sıyrıldığı anda pasını altı pastaki Podolski'ye çıkarmak istedi ancak savunmamız yerinde bir müdahale yaptı..
  • Dk. 31' Soldan kullanılan serbest atışı Hamit direkt olarak kaleye gönderdi, Lehmann son anda topu kornere tokatladı..
  • Dk. 33' Soldan orta yapacakmış gibi yapan Uğur, rakibinden sıyrıldı ve ceza sahasına girdi. Uğur'un sağ ayağıyla çektiği şut Lehmann'ın üzerine gitti..
  • Dk. 34' Hamit'in kaptırdığı top sonucu savunmamız arkasına atılan uzun pasla ceza sahamıza kadar topu süren Podolski'nin hafif çaprazdan çektiği sert şut üstten auta gitti
  • Dk. 35' Hamit'in pasıyla topla buluşan Kazım'ın sağ kanattan yaptığı orta doğrudan auta gitti..
  • Dk. 36' Almanya savunmasının gerisine atılan uzun pasa Sabri depar attı ancak top auta çıktı..
  • Dk. 37' Lahm'ın yaptığı değerlendirmek isteyen Kazım, ceza sahasının hemen yanında yere düşürüldü.. Hakem bu pozisyonda Lahm'a kart göstermedi..
  • Dk. 38' Uğur'un sağ çaprazdan direktman kaleye gönderdiği şutu Lehmann yumrukladı..
  • Dk. 39' Hava topu mücadelesinde Ayhan'a arkadan sert bir hareket yapılan Rolfes'in kaşı açılırken, Ayhan'ın da başında kanama meydana geldi..
  • Dk. 40' Şu an her iki takım da sahada 10 kişi
  • Dk. 41' Semih'le duvar pasına giren Hamit, ceza shası içine girdiği anda topu kontrol edemedi..
  • Dk. 41' Sabri'nin sağ çaprazdan çektiği sert şut az farkla üstten auta gitti
  • Dk. 42' Bu arada Ayhan oyuna dahil olurken, Rolfes'in tedavisi halen devam ediyor..
  • Dk. 44' Hamit uzak mesafeden kalyi yokladı ancak vuruşu beklenmedik şekilde kötü oldu ve top üssten auta gitti.
  • Dk. 44' Almanya savunmasının üstüne doğru gelen Hamit'in bu seferki şut denemesi savunmadan geri geldi..
  • Dk. 45' Bu arada tedavisi tamamlanan Rolfes yeniden oyuna dahil oldu..
  • Dk. 46. Hakem ilk yarıyyı bitiren düdüğü çaldı.
  • İKİNCİ YARI UMUTLARIMIZLA BİRLİKTE BAŞLADI
  • Dk. 46' Torsten Frings(Girdi) - Simon Rolfes(Çıktı) (Almanya)
  • Dk. 46' İlk yarıda kaşı açılan Rolfes maça devam edemedi ve yerine Frings oyuna dahil oldu..
  • Dk. 47' Soldan süratle bindirme yapan Podolski'nin yaptığı orta üstten auta gitti..
  • Dk. 49' Lahm'ın Hamit'e yaptığı hareket sonrası futbolcularımızın kart beklentisi boşa çıktı..
  • Dk. 50' Uğur'un sağdan kullandığı serbest vuruştan gelen top tehlike yaratmadı..
  • Dk. 51' Soldan hareketlenen Lahm, Sabri'den sıyrıldığı anda yerde kaldı. Almanlar bu pozisyonda penaltı beklerken, hakem Busacca devam dedi.
  • Dk. 53' Semih Şentürk (Türkiye)
  • Dk. 53' Karşılaşmaın ilk sarı kartını Frings'e yaptığı müdahale sonucunda Semih gördü.
  • Dk. 55' Podolski'nin ceza sahamızın dışına bıraktığı pasa gerilerden gelen Hitzlsperger bekletmeden çok sert vurdu, top üstten auta gitti
  • Dk. 57' Hamit'in kayarak topu Ballack'tan aldığı pozisyon sonrası hakem Busacca faul kararı verdi..
  • Dk. 59' Hamit'in yaklaşık 34-35 metreden kullandığı serbest vuruşta, top üstten auta gitti..
  • Dk. 61' Kazım'ın pasıyla sağdan çizgiye kadar inen Sabri'nin ortası sol direk dibinde bekleyen Lehmann'ın üstüne gitti.
  • Dk. 63' Millilerimiz yaklaşık 2 dakikadır Almanya savunmasında kısa paslarla atak geliştirme çabasında..
  • Dk. 65' Hitzlsperger'in soldan kaçan Lahm'a attığı uzun pas doğrudan auta gitti..
  • Dk. 66' Friedrich'in sağ kanattan yaptığı orta kimseye değmeden doğrudan taca gitti..
  • Dk. 67' Lahm'ın sağından atıp solundan geçen ve çizgiye kadar inen Sabri'nin arkaya doğru yaptığı orta Schweinsteiger'de kaldı..
  • Dk. 68' Hamit'in soldan direktman kaleye gönderdiği korneri ön direği tutan Mertesacker kafasıyla uzaklaştırdı..
  • Dk. 70' Sağ kanatta rakiplerinden şık bir harketle sıyrılan Kazım, ceza sahası çizgisinin hemen üstünde Lahm tarafından çekildi ve yere düştü. Busacca bu pozisyonda devam kararı verdi..
  • Dk. 73' Mehmet Topal'ın sol kanada attığı uzun pası iyi kontrol eden Uğur, Friedrich'ten sıyrıldı ve ceza shasına girdiği anda vurdu ancak dar açıdan yapılan bu vuruş Lehmann'da kaldı..
  • Dk. 74' Hitzlsperger'in ceza sahasının dışından çektiği sert şut direğin hemen yanından auta gitti..
  • Dk. 77' Mertesacker'in arka direğe doğru yaptığı ortaya Klose kafayı vurdu, top yandan auta gitti..
  • Dk. 78' Lehmann'ın kısa düşen vuruşunu kontrol eden Hamit, kaleye vurmak yerine topu penaltı noktasında bekleyen Semih'e atmak istedi ancak defans araya girdi..
  • Dk. 79' Miroslav Klose (Almanya) Almanya 2-1 önde
  • Dk. 79' Maalesef golü yedik. Sağ kanattan yapılan ve penaltı noktasına doğru gelen ortaya Rüştü boşa çıktı ve Klose kafasıyla topu boş kaleye gönderdi.. 2-1 gerideyiz..
  • Dk. 80' Hamit'în kullandığı köşe vuruşundan gelen topu Lehmann son anda tokatladı..
  • Dk. 81' Mevlüt Erdinç(Girdi) - Ayhan Akman(Çıktı) (Türkiye)
  • Dk. 81' Fatih Terim Ayhan'ın yerine Mevlüt'ü oyuan dahil etti ve forvet hattını ikiledi..
  • Dk. 83' Soldan süratle sol çizgiye inen ve Sabri'den kurtulan Podolski'nin yerden yaptığı orta Rüştü'de kaldı..
  • Dk. 84' Gökdeniz Karadeniz (Girdi) - Uğur Boral(Çıktı) (Türkiye)
  • Dk. 84' Uğur'un yerine Gökdeniz oyuna dahil oldu..
  • Dk. 85' Sol kanatta topla buluşan Gökdeniz'in yaptığı arka direğe doğru yaptığı orta auta çıktı..
  • Dk. 86' Semih Şentürk (Türkiye) Semih şentürk'le beraberliği yakalıyoruz.
  • Dk. 86' GOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOLLLLLLLLLLLLLLLL. SEMİHHHHHHHHHHHHHH SEMİHHHHHHHHHH.. Sağdan harketlenen Sabri Lahm'dan sıyrıldığı anda çizgiye indi ve ön direğe koşu yapan Semih'e pasını çıkardı. Golcümüz, şık bir dokunuşla topu Lehmann'ın yanından filelere gönderdi...
  • Dk. 89' Mevlüt'ün pasıyla kendi ekeseni etrafı dönen Senmih kaleyi gördüğü anda şutunu çekti ancak top yandan auta gitti..
  • Dk. 90' Philipp Lahm (Almanya)
  • Dk. 90' Maalesef topu 3. kez ağlarımızda gördük.. Takım arkadaşıyla verkaca giren Lahm ceza sahamıza girdiği anda topu sağ köşeye bıraktı..
  • Dk. 90'+1 Tümer Metin(Girdi) - Kazım Kazım(Çıktı) (Türkiye)

Alıntıdır:nihat-genc.com/modules.php?name=Forums&file=viewtopic&p=25968#25968

22 Haziran 2008

Her İnsan Hür Olmak İster

Her insan hür olmak ister,bağımsız yaşamak ister.Fakat bu isteğin farkına varma süreci nedir?Yani bir insan büyüdüğü zaman mı bağımsızlığın anlamını kavrar ve bağımsız olmak ister? Yoksa bir insan bağımsızlığını kaybettiği zaman mı onu anlar ve bağımsızlık ister ? Farkına varma süreci ne zaman başlar insan hayatında ?
Bence her zaman başlayabilir. okuduğunuz bir kitap ile onbeş onaltı yaşlarında bir çocukken de başlayabilir, yirmi yaşında askere gittiğiniz de özgür olmadığınızı hissetmeye başladığınızda, yanınızda ananız babanız olmadığında da başlayabilir.İlk okula gitmek zorunda kaldığınız ve oyun oynayamadığınızda da başlayabilir.Özgür vatanınızı tamamen yitirdiğinizde de başlayabilir.Fakat ben öyle sanıyorum ki bizlerin bağımsızlık tutkusu bebekken başlıyor.Hani bizleri henüz küçücükken bir kundağa sarıyorlar bizde çırpınıp kurtulmaya çalışıyoruz,işte özgür olmanın önemini burada belirliyoruz ve bunu düşünerek değil hissederek yaşıyoruz.Yani bağımsızlık bizim düşüncemiz değil hissiyatımızdır,duygumuzdur.Bizler bağımsızlığı felsefe kitaplarındaki tanımlardan değil hayatın kendisinden öğreniyoruz.Çırpınırken,Oyun oynayamazken ve Yurdumuzun etrafı komşularımız saldırıya uğrarken.Özgürlüğünü keybedenleri görerek ağlıyoruz ve ardından ağıtlar yakıyoruz.Gitme insanlığın üzerinden,yayıl dünya topraklarına, her insan değil her canlı solusun seni BAĞIMSIZLIK.Bizler
Sanırım bağımsızlığın,özgürlüğün anlamını en derin bilenlerden bir kısmıda denizciler.Hangi denizciye sorarsanız sorun ne kadar deniz sevgisi ,para hırsı dese de işin ucunda özgür olma özgürce yaşabilme duygusu da vardır.Bir gemide denizin ortasında ne kadar özgür olabilirsin ki ? diyenlere ‘ Bir ülkede kendi evinde olmadığın kadar özgür olursun’.cevabını verirler. Sorumluluklarınız vardır.Emirler alırsınız ama aldığınız emirler,yaptığınız iş,uğraş ne içindir ? Bu özgür gemiyi özgür hayatı devam ettirmek için.Bu gemi özgürlük gemisidir ne yaparsanız bu gemiye ne katkıda bulunursanız kendi özgürlüğünüz içindir.Denize çıkmamış bir insanın hayal bile edemiyeceği büyüklükte dalgalarla sert rüzgarlarla kuvvetli akıntılarla savaşacaksınız yoksa bu gemi batar! Yani sizin için yaşamak=özgürlük olmuştur artık.Yaşamak için yaptığız her şey aynı zamanda özgürlüğünüz içindir.
Bu büyük bir lükstür aynı zamanda çünkü yaşamanın özgürlük ile eşit olduğu yerler enderdir mesela bağımsızlık savaşı mesela bağımsız bir aydının kalemi gibi.Bu bakımdan denizciliği değerli buluyorum ama her denizci de böyledir diyemem kaçınız kundağa sarıldı ki …

SAHAF NE DEMEK

Geçen aylarda bir şehrimizde gezinirken sahaf görmüştüm içeri girip biraz kitaplara baktım vaktim olmadığı için daha sonra gelirim düşüncesi ile ayrıldım.Geçen hafta yine yolum düştü bende sahaf'a gitmeye karar verdim ancak tam olarak nerede olduğunu unutmuşum ara sokaklarda bir yerde idi.Biraz dolandım bulamayınca yoldan birine sordum
-Afedersiniz buralarda bir sahaf vardı ama acaba ne taraftaydı biliyormusunuz ?
-Ne vardı ?
-Sahaf
_(boş ve kelimeyi anlamadım ifadesi ile bakan gözlere karşılık) Yani ikinci el kitap satan bir yer vardı
-Hmm yok kardeşim bilmiyorum
Başka birine sordum uzun uzun yazmıyım ondanda aynı tepki sahaf ne demek bilmediği için biraz oyalandık sonunda bilmediğini söyledi üçüncü kez aynısı dördüncü kez sormak için bir insan ararken bir zabıta gördüm tamam kesin bilir dedim
-Afedersiniz
_Buyrun
-Buralarda bir Sahaf vardı ama acaba ne tarafta kaldı biliyormusunuz ?
-(zabıta ağbim hafif bir gülümseme ile) --SA---HA ?
-(herhalde sesimi duyuramıyorum) Sahaf
_Sa--haf ?
-Evet Sahaf yeni ikinci el kitap satan bir yer
-He tamam bak şimdi şurdan düz git ilerden sola dön......

Teknolojinin getirdiği bir bilinçsizlik desem kitaplar artık rağbet görmüyor sahaflar unutulmuş desem yok alakası yok Sahaf bilinmez mi yahu ..!
Neyse ben bir tekrar yapayım
SAHAF:Eski kitap satan dükkan hattaha genelde kitap ararken sizinle muhabbete giren biraz kitap muhabbetinden sonra (Genelde) Türkiye ve Dünya ve Siyaseti konuşabileceğiniz amcalar
SAHAFLAR

20 Haziran 2008

Euro 2008 Tum cihazların Keyleri

Next 2000 Süper Pluslar İçin (CX-CIS-Dpcıs)
Emu K.e.y Bölümün e Girin Mavi Tuş İle Bise gelin Kırmızı Tuşla ekle yapın
BISS ID 1FFFF
BISS FREG 12002
BISS Symbol 4800
Biss Polarite HOr
K.e.y Değeri : 1000000000000000


Next 2000 INF FMB X Plus Serisi
Menü ok, CI sistemi ok, Biss ok Yeşil düğmeye basın.Ekle tuşuna basın. 0x1fff
yapın, frekans yazan yere 12002 yazın sembol rate yazan yere 04800 H yapıp
Kırmızı tuşla kayıt edin.Tekrar Kırmızı tuşa basın.K.E.Y. kod yerine

0x00 yapın.K.E.Y. yazan yere 1000000000000 yapın OK.


Next 5000 7500 Serisi
BİSS K.EY. bölümüne şu şekilde girin OK.


01 20 02 0F 10 00 00 00 00 00 00 00

Next 8000 X-Cam Plus Serisi
BİSS menüsüne girin.Sonra Kırmızı tuşa basıp İdent:0x01FFF :10 00 00 00 00 00 00
00 yapın OK.
tv8’de 10 saniye bekle atv’ye geç ok

Nextstar 6000-NextWave 10000 Serisi
Kumandanızdan 1 tuşlayarak aşağıdaki resimde gördüğünüz gibi
00001F 00 10 00 00 10 00 00 00 00
00001F 01 10 00 00 10 00 00 00 00
00001F 02 10 00 00 10 00 00 00 00
satırlarını tek tek
Giriniz.Key girme işlemi bitince Ekranda ki OK okeyleyiniz.

Next 7600 SKY-2005-25000 Serisi -Sunny Kaon Serileri için
Sar-mavi-yeşil-menü 25000 serisi sarı exıt kırmızı menü
tuşlayın BİSS menüsüne
001FFF 00 10000000000000000 şeklinde girin OK.

Yumatu MX FTA-Cİ VE READER-COMBO Serisi

Biss bölümünde 7. sırada bulunan NBA TV satırına 001FFF-00-10 00 00 00 00 00
00 00 yapın OK
Yumatu MX ATV OK

Yumatu MX ve IQ Sersi ATV OK

Atv Üzerİne Gelİn Kumandadan 9339 Yazin
Biss Menusune Gelin
Yeni Key Satırı eklemek için yeşil tuşa basın

000001 12002 ..10 00 00 00 00 00 00 00. Şifreyi Girin ve Ok deyin

Yumatu 8000 Serisi;

Biss bölümünde NBA TV satırı Ident 'ini 001FFF OK

Starsat 190FTA & 220CI Serisi Orient 7004-7005

Kanal üzerinde Menü Kırmızı tuşa basın.Güncel şifreyi yazıp Done' ye basın OK
Sunny 10050/51/52 Seri
Biss Menüsüne 7 Nolu Satıra
007 00000006 1000000000000000
biss girişi ise bazı yazılımlarda direk yeşil tuş
veya sistem bilgisine girin yeşil kırmızı sarı mavi ok




Termal 1900CI Serisi
Menü 19370 yazın.Çıkan yere 2486 yazarsanız k.e.y bölümü aktif olur.Burdan oyun
kod düzenle sonra BİSS bölümünde 01 olan yere 10000000000000000 girin OK.

Amstrad Serisi

Kumandadan Menü tuşuna basın.Buradan kurulumu seçin, daha sonra k.e.y değiştirme
bölümünü seçin. Çıkan harflerden B-Code seçiyoruz.Buraya k.ey. 001FFF 00
10000000000000000 giriyoruz OK.
Amstrad ATV Kanal için biss key

0010 01 10 00 00 00 00 00 00 00

amstrad r3 ler için f96 yazılımını yükleyin ardından key kısmına şunları girin

BİSS BÖLÜMÜMNE İLK SATIRA

0010 01 1000000000000000

YAZIP MENÜ TUŞUYLA ÇIKIN.....
Kyoto Serisi

NBA biss şifresi hanesine girin.Burdaki 00 ***i 01 yapın 16 haneli k.ey.leri girin
OK.


Kyoto 9900D -9900DCI -9910D -9910DCI -9600 'ler için;

ATV üzerine gelin ve aşağıdaki değerleri girin

Ca İD : 26

Provider İD : 1f fa 00

k.e.y İndeX : 00

k.e.y : 10 00 00 00 00 00 00 00

daha sonra ok tuşu ile çıkış yapın

Termal Olimpia Serisi
Biss bölümüne 00001FFA : 10 00 00 00 00 00 00 00 bu satırı girin.Diğer NBA TV
00001FFA :?????????? yani bu satırı silin. O zaman atv açılaçaktır.Bu satırı
silmezseniz atv'i seyredemezsiniz

Metawere(Akai-Atlanta-Aciko-Taplin-Satech):
Menü en altta ke.y. bölümü(yoksa Menü 9713)
ke.y. düzenleme
Biss bölümü 2.sıraya
1FFF 00: 10 00 00 00 00 00 00 00
yada
yine aynı sıra 000001 00: 10 00 00 00 00 00 00 00


Goldmaster SAT-80800CISAT-4150VFTA-SAT-4350FTA-SAT-9100VFTA-SAT-9400FTA-SAT-9400VCI-SAT-9700CIM-SAT-10100VFTA-SAT-10400VCI-SAT-10400FTA-SAT-54000FTA-SAT-54000CI-SAT-55000FTA-SAT-55000CI-SAT-55000SFTA-SAT-57000FTA-SAT-57000CI-SAT-57000SFTA-SAT-60200FTA-SAT-60400CI-SAT-60900CIM-SAT-64000FTA-SAT-64000CI-SAT-65000FTA-SAT-65000CI-SAT-67000FTA-SAT-67000CI-SAT-75000FTA-SAT-75000CI-SAT-77000FTA-SAT-77000CI-SAT-79000FTA-SAT-79000CI-SAT-85000FTA-SAT-85000CI-SAT-87000FTA-SAT-87000CI-SAT-89000FTA-SAT-89000CI-RD 6000FTA-RD 6000CI-RD 6000SKY-DM-4500VFTA-DM-5300VCI-TF-4000F-TF-5000FTA-TF-5000CI-TF-5000SKY-TF-5200CI-TF-6100FTA-SAT-4400CIP (J)-SAT-9600CIP (J)-DM-5300CIP (J)-TF-3000CIP-SAT-4100FTA 12v (J)-SAT-4150FTA (J)-SAT-4200FTA (J)-SAT-4300CI (J)-SAT-9200FTA (J)-SAT-9400CI (J)-SAT-9500CIM (J)-SAT-10400CI (J)-DM-5300CI-TF-3000CI-TF-3000CIM-TF-3000FI-TF-3100FEI-TF-3300F-TF-3400CI

Modellerinde Kumanda üzerinden menu tuşuna basınız, Sistem ayarları üzerinde 121 tuşlayınız, karşınıza gelen menuden set to default seçeneği üzerinde ok tuşuna basınız ve karşınıza çıkan evet seçeneğini seçiniz ok seçeneğinde kumanda üzerinden ok tuşuna basarak ke.y. menusunden çıkın atv üzerinde 10 sn bekledikten sonra açılacaktır...
TF-59000CI TF-59000FTA DM-58000CI DM-58000FTA modellerinde yukarıdaki işlemleri yaptıktan sonra kumanda üzerinden menu tuşuna basınız sistem ayarları menusu üzerinde 999 tuşladığınızda kanal üzerinde 10 saniye bekledikten sonra kanal açılacaktır...

Goldmaster SAT-11200 FTA-13200 FTA-MS 120 FTA-SAT-11300 CI-13300 CI-15300 CI-MS 130 Ci-SAT-11300 FTA-30300 FTA-SAT-11400 CIM-13400 CIM-15400 CIM-MS 140 CIM-SAT-20200 FTA-SAT-20300 CI-SAT-20400 CIM-SAT-30300 CI-SAT-30300 SKY - 30400 SKY-30700 SKY-SAT-30700 FTA-SAT-30700 CI-SAT-30700 MX

Modellerinde Kumanda üzerinden Menu Kullanıcı ayarları seçeneği üzerinde 6382 tuşayınız ke.y. menusu açıldıktan sonra kumanda üzerinde bulunan TV/Radyo/FAV tuşuna basınız ve karşınıza gelen Edit-No menulu ke.y. bölümünün No : 001 Provider : 000100 index : 00 satırı üzerinde ok tuşuna basınız karşınıza gelen menuye ------------------***lerini giriniz ve k.e.yleri girdikten sonra menu üzerindeki ok seçeneği üzerinde kumanda üzerinden ok tuşuna basarak çıktıktan sonra izlemek istediğiniz atv hemen açılacaktır.

Goldmaster SAT-40100 FTA-SAT-40100 CI-SAT-48000 CI-SAT-68000 CI-SAT-40100 SKY-SAT-40200 SKY

Modellerinde kumanda üzerinden menu tuşuna basınız Araçlar menusu içersinde bulunan oyun bölümünün içersine giriniz daha sonra Varsayılanları geri yükle seçeneği üzerinde kumanda üzerinde bulunan ok tuşuna basınız ve açılan pencerede 0000 tuşlayınız daha sonra Kod Düzenle menusu üzerinde kumanda üzerinden ok tuşuna basınız açılan pencerede 0000 tuşlayınız daha sonra açılan ke.y.menusunde kumanda üzerinde bulunan sağ sol tuşlarını kullanarak ke.y. Menusune geliniz B1FFF 100000000000000 ke.y. satırı üzerinde Düzenle kumanda üzerindeki kırmızı tuşa basınız ve Provider-ident bölümü üzerinde iken kumanda üzerindeki ok tuşuna basınız ve 00001FFA yazınız ve kumanda üzerindeki exit tuşu ile çıkınız...

SAT-40400 FTA-SAT-40400 CI

Modellerinde kumanda üzerinden menu tuşuna basınız (Tools) Araçlar menusu içersinde bulunan oyun bölümünün içersine giriniz daha sonra ke.y. sıfırla seçeneği üzerinde kumanda üzerinde bulunan ok tuşuna basınız ve açılan pencerede 0000 tuşlayınız ve menuden çıkınız 10 saniye bekledikten sonra atv açılacaktır...

14200FTA 14300CI 14400CIM 14700FTA 14900FTA

Kumanda üzerinden Menu Smartcard menusunde kumanda üzerinden ok tuşuna basınız Reset Data seçeneği üzerinde kumanda üzerinden ok tuşuna basınız ke.y. Seçeneği üzerine gelin ve tekrar kumanda üzerinden ok tuşuna basınız Reset ke.y.1 ke.y. mesajıgeldikten sonra kumanda üzerinden ok tuşuna basınız daha sonra kumanda üzerinden exit tuşuna basarak atv üzerine gelin...
ONWA

08-06-2006 yazılımı

Next*** ATV Girişi
MenÜ-ayarlar-kulanici Ayarlari-9844-bİss Provade Yazan Yere Atv Olarak İsmİnİ Yazin Altina 10-00-00-00-00-00-00-00 Yazin Ok-exİt Atv O***


Techstar 9000 Atv Girişi
K.E.Y. bölümüne girin biss üzerinde ok
1 0000000000000000 yapın ok
sİrÜs Yazilimini YÜkleyİn Kirmizi TuŞ 8888 Key BÖlÜmÜ Gelİr.dvs9000 Neotİon İÇİn

Taplin 8000-9000-NEW6600 serileri

BISkrem Keylerinin Girilmesi : (8000-9000-NEW6600)

1) MENU tuşuna basın.

2) Kumandadan 6 9 6 9 tuşlarına ard arda basın.

3) Karşınıza çıkan *** Menüsünde sağ / sol ok tuşlarına basarak BISS sayfasını bulun.

4) "000000 8-byte 00" satırına gelin ve kırmızı ( düzen ) tuşuna basın.

5) Kumandanın yön tuşlarını kullanarak GÜNCEL keylerini girin.

6) Tekrar kırmızı tuşa basın.

7) Exit tuşuyla çıkın.

9900 fta larda nba tv nin olduğu providere gel direk malum şifreyi yaz. başka oynanacak bir yer yok çünkü. banada geldi 9900 cihaz öyle yaptım yeni yazılımı yukledikten sonra

Metaware

metadram 1923
Botech 7200-7300usb Atv Girişi


Botech 7300XFTA USB de: Menü basın seçenekler üzerine gelin 7799 tuşlayın alta kod düzenle bölümü çıkar....

Biss gelin ve en üst satıra 1000000000000000 yazın


Botech 7200FTA da: Menü 7799 u tuşlayın sonra gereçler ve oyunlar menüsüne girin en altta kod düzenle bölümü çıkacaktır....
Biss gelin ve en üst satıra 1000000000000000 yazın


SEIKON S-FTA-1000, S-CA-1200 YATAY VE DİKEY TUNER UYDU ALICILARINDA ATV KANALINI SEYRETMEK İÇİN YAPILMASI GEREKEN İŞLEM.

· ÖNCELİKLE 10 JUN 2008 YAZILIMINI YÜKLEMEK GEREKMEKTEDİR. KUMANDA ÜZERİNDEN MENÜ TUŞUNA BASIN. SİSTEM AYARLARINA GELİP "OK" 'E BASIN EĞER “KOD DÜZENLEME” YAZISI YEŞİL İSE KUMANDADAN KIRMIZI TUŞA BASIN VE KOD DÜZENLEME YAZISININ SİYAH OLDUĞUNU GÖRÜN. KOD DÜZENLEME YAZISI ÜZERİNE GELİN VE "OK" 'E BASIN SES+ TUŞU İLE "BISS" ÜZERİNE GELİP KUMANDADAN SARI TUŞA BASIN EKRANDA KISA BİR SÜRE "BEKLEYİNİZ" YAZISI ÇIKAR VE KEYLER GÜNCELLENMİŞ OLUR.

Keyler bölümüne geleceksiniz.BİSS key girmek için kumandanızdan " 0 "a basınız.

00001F 00 10 00 00 10 00 00 00 00
00001F 01 10 00 00 10 00 00 00 00
00001F 02 10 00 00 10 00 00 00 00
00001F 03 10 00 00 10 00 00 00 00
00001F 09 10 00 00 10 00 00 00 00
00001F A0 10 00 00 10 00 00 00 00
00001F A1 10 00 00 10 00 00 00 00
satırlarını tek tek
key dizinini aşağıdaki resimde gördüğünüz gibi sırasıyla ve doğru olarak giriniz.Tamam a basarak kaydediniz.

rident cihazının modeli cg-5860-5866-5822

dsr 5301-5302-5303 Olan cihazlar içinde BİS MENÜSÜ için bu

sıralamayı takip edin

1- menü tuşuna basınız.

2-sonra 9999 tuşlayınız

3-sonra kumandanızdaki mavi tuşa üç defa basınız

4-sonra biis bölümü açılacaktır

5-sonra altı numaralı tv 011830 00 10 00 00 00 00 00 00 00 üzerine gelin

6-sonra ok tuşuna basın provider bölümüne 1FFF00 yazın

7-sonra tamam yazan bölümün üzerine ok tuşuna basın

8-sonra da exıt yazan tuşa basarak çıkın kendi hafızaya alacaktır yaptığınız

değişikleri

==============================================================================

Modeli DVB-S330 Olan cihazlar içinde BİS MENÜSÜ için bu sıralamayı takip edin

==============================================================================

1- menü tuşuna basınız.

2-sonra 8888 tuşlayınız

3-sonra kumandanızdaki mavi tuşa üç defa basınız

4-sonra biis bölümü açılacaktır

5-sonra altı numaralı tv 011830 00 10 00 00 00 00 00 00 00 üzerine gelin

6-sonra ok tuşuna basın provider bölümüne 1FFF00 yazın

7-sonra tamam yazan bölümün üzerine ok tuşuna basın

8-sonra da exıt yazan tuşa basarak çıkın kendi hafızaya alacaktır yaptığınız

değişikleri

===============================================================================

modeli FTA 4500 VE TCI 6000 Olan cihazlar içinde BİS MENÜSÜ için bu sıralamayı

takip edin

===============================================================================

MENÜ + 7799 KEY BÖLÜMÜNE GİRİYORUZ KUMANDADAN EPG TUŞUNA BASIYORUZ

( BAZI KUMANDALARDA EPG TUŞU OLMAYABİLİR EPG TUŞU OLMAYAN KUMANDALARDA

GUIDE TUŞUNU KULLANIYORUZ )BİS BÖLÜMÜ KARŞIMIZA GELİYOR .

PROVİDER : 00001f

İNDEX : 0A

ŞİFRE : 10 00 00 00 00 00 00 00


Bu bilgiler Elhan Teknik Tarafından Sunulmuştur Kendilerine Teşekkür ederiz

Taraf Gazetesinin Genel Kurmay İle ilgili yazısı (ASKERE KOMPLO)

Taraf gazetesinin Genel Kurmay Başkanlığı ile yaptığı haber bana yazdığım bir seri yazımı hatırlattı.

Sizlere de Hatırlatmak isterim !!!
http://gunluk-yorum.blogspot.com/2008/04/komplo-teorileri-a1.html
http://gunluk-yorum.blogspot.com/2008/04/komplo-teorileri-a2.html
http://gunluk-yorum.blogspot.com/2008/04/komplo-teorileri-a3.html
http://gunluk-yorum.blogspot.com/2008/04/komplo-teorileri-a4.html
http://gunluk-yorum.blogspot.com/2008/04/komplo-teorisi-5a-son-blm.html

Yazı biraz uzundur.Aman ben sıkılırım diyorsanız en azından son bölümü okuyun !

Buda Taraf Gazetesinin Yazısı ve Genel Kurmayın Cevabı
http://www.cnnturk.com/TURKIYE/haber_detay.asp?PID=318&haberID=472325
http://www.haberler.com/taraf-a-genelkurmay-dan-yanit-haberi/

KENELER ŞİŞELER İÇİNDE ORMANLARIMIZDA

Geçen Haftalarda bir vatandaşımız ormana pikniğe gidiyor tesadüf yerde bir şişe buluyor bulduğu şeffaf beyaz cam şişenin içi kene dolu.
Olayın şaşkınlığını yaşayan vatandaş bulduğu şişeyi basın aracılığı ile kamuya duyurmak istiyor ancak basın bunu haber yapmayacağını söylüyor.

Şimdi bu işe ne demeli ?

12 Haziran 2008

Milli Maç Neden Şifreli

Euro 2008 başladı gidiyor Bizimkilerde Dün kazandılar iyi güzel ama ben maçı kaliteli bir biçimde izleyemiyorum.Neden ? Çünkü Atv uydu yayınlarına şifre koydu ve elimdeki uydu cihazı ile maçı izleyemiyorum ve mecburen dandik bir kablo vasıtası ile maç izlemek zorundayım yani ekranda topun yüzlerce beyaz noktadan hangisi olduğunu tahmin etmek gibi bir durumdayım.

Peki Atv bunu neden yaptı ? Yani madem şifreyi kırabiliyoruz madem normal antenden maçları izleyebiliyoruz elimizdeki uydu alıcısının bir halta yaramayacağını neden bize ifade ediyorlar ?

Bu şifreleme mantığını bilen bir arkadaş varsa bana da anlatsın lütfen !

10 Haziran 2008

Deniz de Yapılınca Fuhuş Olmuyor Mu ?

Haberler.com un Haberine göre Yassı ada Fuhuş adasına dönmüş,Zevk adası mı diyelim ?
Yok Rezil ada.Duvarlarda rusça yazılar telefon numaraları.Yerlerde prezervatifler,eski yorgan yastıklar vay be adaya bak.
Haberlerde ZAMAN ZAMAN görüyoruz istanbulda fuhuş operasyonları yapılır.Bu zaman hangi şartlara göre belirleniyor bilmiyorum yada belli bir sınırı mı var ? Mesela yılda iki kez şurayı basıcaz iki yılda bir şurayı basıcaz gibi.
Tıpkı uyuşturucu operasyonları gibi mesela taksimin arka sokakları HEP DUYARIZ uyuşturucunun satıldığı mekanlardır.Neden buralara polis baskını yapılmaz ? Yılda bir iki kez kasımpaşada baskınlar olur birde pkk nın büyük bir parti malı yakalanır okadar.Neyse bu ilginç durumu fazla kurcalamayalım deştikçe taksimin arka sokaklarından tanıdık birileri (yetkileri ile) çıkabilir !
Taksimden aşşağı inelim karaköyden motorumuza binip maviliklere sürelim.Biz maviliklere giderken iki yılda bir yapılan baskınlara yassı adayıda ekleyelim.

08 Haziran 2008

Nihat Genc'in Ankara İçin Amblem Önerisi

Yazar Nihat Genç 'in Ankara Büyük Şehir Belediyesi amblemi için yaptığı öneri

"Melih Gökçek’in dayattığı Ankara amblemi sonunda mahkeme tarafından iptal edildi. Yeni amblem arayışları başladı. Ben on yıldan beri Ankara’ya yakışan amblemin kuvvacı kalpağı üstüne madeni para büyüklüğünde bir hilalden oluşması gerektiğini söylüyorum. Kuvvacı kalpağı Mustafa Kemal’in Ankara’ya girerken giydiği kalpaktır. Bu kalpak bağımsızlığımızı, direnişimizi, temsil eder. Ayrıca kalpağın tam önündeki rozet şeklindeki hilal Müslümanlığımızı temsil eder. Hem bağımsızlığımız hem de İslam bu hilalli kalpakla çok güzel temsil edilmektedir. Bütün arkadaşların Ankara’nın amblemi olarak kuvva kalpağı üstünde hilal olan bu amblemin tanıtılması için ellerinden geleni yapmalarını istiyorum. Ankara’ya yakışan, bağımsızlığımızı temsil eden bu kalpaktır. Gücü yeten herkesi her platformda bu hilalli kalpağın Ankara’nın amblemi olması için mücadele etmeye çağırıyorum. Ankara’ya yakışan hilalli kalpaktır. Bu amblemin Ankara’nın amblemi olması için elimizden geleni yapalım."
Nihat GENÇ


Nihat-genc.com sitesi admini'nin Nihat Gencin tarifi doğrultusunda yaptığı örnek çalışma


Aydınımız,Yazarımız en güzelini düşünmüş yine bizede destek düşer

05 Haziran 2008

Onurlu Savaşmak (Filistin,Irak) (Batının onursuz savaşı)

Filistinin Gazze şehrinin hala bir hapishane olduğunu unutmayalım.Hamas yaptığı açıklamada halkın sabrının taşmaya yakın olduğunu,günlerdir sınır kapılarında yapılan barış gösterilerinin şekil değiştirebileceğini ve halkın heryere saldırabileceğini söyledi.Mısır'a da girebileceklerini söyleyen hamas lideri ablukanın kaldırılmasını istedi.

Bir kutsal toprak etrafı dikenli teller ile çevrilmiş,insanlar tellerin arasında telaşla bakıyorlar gökyüzüne İnandıkları bir Allah var ve Telaşlı gözlerle yardım bekliyorlar.Ülkeleri,şehirleri talan edilmiş.Tıpkı bir çiçek tarlasında gezinen kelebek gibiler.O tarlada doğdular o tarlada yaşayacaklar bir nefeslik hayatı ama vahşi insanlar gelmişler zevke,zenginliğe kapılmış insanlar asıl evleri bok derelerinin üzerinde olması gerekecek kadar duygusuz ve onursuz insanlar gelmişler ve kelebeğin tarlasını duvarlar ile ele geçiriyorlar üstelik sırf duygulardan yoksun zevkleri yüzünden kelebeği bir kavanoza kapatıyorlar.Kelebeğin savaşacak gücü kalmamış tek bir nefes allaha ;Yardım et
Eski savaşlar bu kadar acımasızmıydı acaba ? Eskiden insanlar savaş alanında bile birbirlerine saygı gösterirlerdi.Onurlu bir savaş yapılırdı ve böylesi bir onur tiyatrosunu melekler bile izlerdi.Zaman geçer şehitler verilirdi bir süre sonra ateşkes yapılır taraflar savaş alanından ölen askerlerini alır.Onurlu insanlar ATEŞKES bilirlerdi düşmanını haince değil onu ve kendini onurlandırarak öldürürlerdi bu kadar saygılıydılar bu kadar insandılar Meleklerin secdesinin hakkıydı onur onlar için.Evet toprak için baltalarla kılıçlarla kafalar kopartılırdı ama insanlığın birde onuru vardı Ama şimdi tıpkı hayvanlar gibi saldırıyor batı üzerimize.Dirimize saygı duymuyor ölümüze hiç duymuyor.Cesetlerimize bile işkence yapıyorlar.Ölü bedenlerimizden zevk alıyorlar.
İşte Irakta toplu bir mezar bulundu 12 kişi elleri kelepçeli gömülmüşler bizlere cesetlerimizi toplama fırsatını bile vermiyorlar çünkü onurlu savaşmadılar,savaşmıyorlar insanlık adına utanç manzaraları sergiliyorlar işte bu yüzden sessiz sedasız çukurlara atıyorlar ölülerimizi,onları saklamaya çalışıyorlar.Ölen insanlıklarını toplu mezarlara gömüyorlar.Onurlu değiller cesursa hiç değiller silahsız küçük çocuklardan bile korkuyorlar o yüzden kelepçeler takıyorlar ellerine öldürmeden önce.Kadınlara tecavüz ediyorlar erkeklerinin önünde.Cehennemi körüklüyor pis bedenlerini kömürleştiriyorlar Filistin Gazzede,Irak Fellücede

Template by - Abdul Munir | Daya Earth Blogger Template